172020Eyl

Cildimize Kollajen Desteği

Kollajen, insan vücudunda en çok bulunan protein. Sadece bir protein değil, vücudumuzun olmazsa olmazı, desteği, yapı maddesi. Yokluğunda, kelimenin tam anlamıyla “dağılma” olur. Çünkü kemiklerimizi, kaslarımızı, dokularımızı, hücrelerimizi, cildimizi bir arada tutan, birleştiren şeydir kollajen. Cildimizi gerer, alttaki dokulara bağlar, cildin sıkılığı, elastikiyeti ve nemlenmesinde önemli rol oynar. Bu yüzden, tüm yaşlanma karşıtı tedavilerin ortak hedefi kollajen yapımını uyarmak, yıkımını engellemektir. Konuyla ilgili son çalışmalara göre, özel olarak üretilmiş “hidrolize kollajen” içeren beslenme takviyeleri cildimizdeki kollajen seviyesinin artımına, kırışıklıkların azalmasına, cilt elastikiyetine ve nemlenmesine katkı sağlıyor.

Kollajen, çok büyük doğal bir moleküldür. Bu şekliyle dışarıdan alındığında vücut bunu kullanamaz, atar. Ağızdan aldığımız,  suya, çorbaya ilave ettiklerimiz önce mideye gelir. Mide o kadar asit yapıdadır ki bunlar dayanamaz, parçalanırlar. Ancak ne kadar parçalanırlarsa parçalansınlar yine de büyük parçalara ayrılırlar. Bu büyük parçalar bağırsaklarımıza ulaşmalı, buradan emilmeli, kana geçmeli, sonra da cildimize, hücrelerimize girmeli. Yani, adrese teslim olmalı. Ama bunların hiçbiri mümkün olamaz. Besinin çapı o kadar büyük ki vücut bunu kullanamaz. Tıpkı anahtar deliğinden topu geçiremeyeceğiniz gibi. Sonuç olarak içtiğiniz kollajen “çöp” olur, dışkı ile atılır.  Kelle, paça, et sularının bu nedenle çok etkili olmadıkları, ayrıca uzun süreli kaynama işlemi sırasında da besin değerinde bozulmalar olduğu bildiriliyor. Bunun yanı sıra büyükbaş hayvanlardan elde edildikleri için hayvanların yedikleri gıdalara bağlı toksik riskler de barındırır. Örneğin antibiyotik, pestisit, kimyasallar ya da hormonlar gibi.

Vücudumuzda doğal olarak kollajen bulunur ama kollajen peptit bulunmaz. En çok cildimizde ve bebeklik döneminde bulunur. Yirmili yaşların sonuna doğru yapımı azalır; geçen her yıl  %1 oranında kollajenlerimizi kaybederiz. Kırklı yaşlarda azalma hızlanır, ellili yaşlarda (menopoz ile birlikte) cilt yüzde %50 oranında önemli desteğini kaybetmiştir. Genç ve sağlıklı cildin kollajen içeriğinin% 75’in üzerinde olması gerekir. Geçen zaman ve olumsuz çevresel faktörler kollajenimize acımasız davranır. Cildimiz dayanıklılığını, sıkılığını, esnekliğini, kaybeder. Ne olur? Cilt kurur, incelir, güneş lekeleri oluşur. Aynı şekilde, saç ve tırnaklarda da incelme ve kırılmalar ortaya çıkar.

İnsanlar, ciltlerine destek olması ya da daha genç görünümlerini koruyabilmek amacıyla besin desteği olarak kollajen tüketebiliyorlar. Kollajen tozlarını suya, çorbaya, çaya, kahveye ekliyorlar. Fakat lütfen, bunlar arkadaş, sosyal medya veya konusunda bilgi sahibi olmayan kişilerin önerisi doğrultusunda olmasın. Bu ürünlerin kaynağını, üretim teknolojisini, güvenliğini bilmeden kullanmak uygun değil, yararı olmayabilir. Dolayısıyla mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalılar.

Kollajen beslenme takviyeleri ciltte kollajen üretimini uyarmaları sayesinde cildin daha nemli, gergin ve yumuşak olmasını sağladıkları iddiası ile satışa sunulmaktadır. Bu ürünleri kullanan kişilerden alınan geri dönüşler ise aylar içinde sonucun görülmeye başladığı, cildin daha parlak tırnakların daha sağlam olduğu yönündedir.

Doğal olarak aldığınız kollajen de vücutta emilemez. Bu nedenle dışarıdan alımının, kollajen peptit olarak parçalara bölünmüş şekliyle olması gerekir. Proteinlerin tren, peptitlerin de bu treni oluşturan küçük vagonlar olduğunu hatırlayalım. Büyük molekül olan kollajen ve daha küçük molekül olan kollajen peptiti de bu şekilde hatırlayabilirsiniz. Yapılan bir çalışmada sekiz hafta boyunca kollajen takviyesi alan kadınların ciltlerinin elastikiyetinin arttığı ve derin kırışıklıklarda azalma olduğu saptanmıştır.

Son 10 yılda yapılan çalışmalarla doğal kollajen hidrolize edilerek daha küçük parçalara ayrılarak  oluşan biyoaktif formdaki kollajen peptitleri içeren besin takviyeleri geliştirildi. Kollajen peptitler içildikten sonra mide-bağırsak sisteminde kolaylıkla sindirilir, daha sonra kan dolaşımına geçer ve adrese yeni kollajeni oluşturmak üzere cilde, kemik, bağ dokusu, göz gibi dokulara ulaşır. Kollajen peptitler sığır, tavuk, domuz ve balığın kemik, tendon ve derisinden elde edilir. En çok kullanılan sığır ve balık kollajenidir. Vücut tarafından kullanımı, sindirimi ve biyoyararlılığı oldukça yüksektir. Sığır kollajeninin cildimize daha uyumlu olduğu bildirilmektedir.

Kollajen takviyesi kullanmak için, mutlaka doktorunuza danışın. Kullandığınız besin takviyesinin hidrolize formda olması, yüksek biyoyararlanım sağlamak için molekül yapısının 3.000 Dalton civarında, yani küçük olması gerekiyor. Günlük dozu, hidrolize olanlar için 2,5 gram olarak belirtiliyor. Etkisi, cildin yenilenme zamanına göre, en erken üç hafta içinde başlar. En az düzenli olarak iki üç ay, birkaç çilt döngüsü kullanılmalı. İçeriğinin, özellikle C vitamini, bakır, çinko, biotin, astaksantin, omega-3 ve cildin diğer destek maddesi olan hiyalüronik asit ile zenginleştirilmesi etkinliğini artırır. Ancak, tabii ki şeker ve tatlandırıcı içermemeli.

Vücudun kollajen yapımı genellikle yirmili yaşların sonuna doğru azaldığı için kollajen takviyesi alımı otuzlu yaşlardan sonra önerilebilir. Yara iyileşmesi için 20 yaş öncesi de verilebilir. Kullanımı bazen üç aylık kürler şeklinde, bazen yılda iki kür, bazen devamlı, bazen hatırlatma dozlarıyla, bazen kombine tedavi protokolleri ile tamamen kişiye özel planlanır. Mutlaka doktor takibinde kullanılmalı. Ayrıca bazen dermapen, “peeling”, ultrason, lazer gibi kontrollü hasar oluşturan kollajen uyarıcı uygulamalar sonrasında yara iyileşmesini hızlandırmak, daha sağlıklı cilt oluşumunu sağlamak için kullanılabilir.

Ayrıca, hatırlatmak isterim…

Hiçbir ek besin, kollajen ve benzeri  takviyeler sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşamın tam olarak yerine geçemez; önce var olan kolajeninizi korumalısınız. Günde 1 paket sigara içiyor, yediklerinize-içtiklerinize dikkat etmiyor, güneşten korunmuyor, geceniz gündüze karışıyorsa,  ne kollajen, ne mucize antioksidan destekleri, ne adrese teslim enjeksiyonlar ne de cerrahi yüz germe işlemleri  size fayda sağlamaz, sağlayamaz. Unutmayın sağlık da güzellik de içten dışa yansır.