242026Şub

Cildi Doldurma, Güçlendir: Biyolojik Gençleşmede Biyostimülasyonun Rolü

Biyolojik gençleşme, yüzeysel bir iyileştirme yaklaşımının ötesine geçer. Gerçek gençleşme; yalnızca hacim eklemekle değil, cilt kalitesini artırmakla başlar.

Kaliteli cilt; her yaşta ve her cilt tipinde estetik tedavilerin temelini oluşturur. Sağlam bir dermal yapı, dengeli kolajen üretimi ve korunmuş elastikiyet; uzun vadeli ve doğal sonuçların anahtarıdır.

Biyostimülasyon, cildi doldurmayı hedeflemez. Bunun yerine, cildin kendi yenilenme mekanizmalarını uyararak biyolojik süreçleri aktive eder. Kolajen ve elastin sentezini destekleyen bu yaklaşım, zaman içinde cildin daha güçlü, daha elastik ve daha canlı bir yapıya kavuşmasına yardımcı olur.

İnce çizgiler, elastikiyet kaybı, akne izleri ve belirgin gözenek görünümü gibi birçok problem, cilt kalitesi arttıkça kademeli olarak iyileşme gösterir. Çünkü sağlıklı ve yapılandırılmış bir dermis, yüzeydeki pek çok estetik sorunun temel nedenine doğrudan etki eder.

Buradaki amaç; anlık bir parlaklık sağlamak ya da kırışıklıkları geçici olarak gizlemek değildir. Hedef, doğal, kademeli ve kalıcı bir yenilenme sürecini başlatmaktır. Biyolojik gençleşme yaklaşımı, zamana yayılan ancak sürdürülebilir sonuçlar sunan bir stratejidir.

Tedavi planlaması bireysel değerlendirme gerektirir. Cilt yapısı, yaş, yaşam tarzı ve beklentiler doğrultusunda kişiye özel bir yaklaşım oluşturulmalıdır.

Cildi uyarıcı biyostimülan tedaviler, cilt ihtiyaçları yaşa ve cilt kalitesine göre değiştiği için farklı amaçlarla planlanır.

 25–35 yaş arası
Yaşlanmaya karşı önleyici yaklaşımlarda; güneş ışınları ve çevresel kirlilik gibi çevresel faktörlerin zararlı etkilerinden korunmada ve akne tedavisinde kullanılabilir. Bu dönemde amaç, kolajen kaybını başlamadan önce dengelemek ve cilt kalitesini uzun vadede korumaktır.

 35–50 yaş arası
Hasar görmüş ve olgun ciltlerde; cildi onarmak, yenilemek ve korumak amacıyla kullanılır. Elastikiyet kaybının başladığı, ince çizgilerin belirginleştiği bu yaş aralığında biyostimülasyon, dermal yapıyı güçlendirmeye odaklanır.

 50 yaş sonrası
Yaşlanmanın cilt üzerindeki etkilerini azaltmaya yardımcı olur. Azalan kolajen üretimini desteklemek, cilt yoğunluğunu artırmak ve daha canlı bir görünüm sağlamak hedeflenir.

Genç ciltlerde genellikle 3–4 hafta aralıklarla 3 uygulama önerilir.
Uygulama; yüz, boyun, dekolte ve el sırtlarına yapılabilir.

Uygulama sayısı ve sıklığı;
cilt tipi, cilt yaşı, cilt kalitesi, yaşam alışkanlıkları ve sosyal yaşantı gibi kişiye özel faktörlere göre planlanır.

Detaylı bilgi için dermatoloğunuza başvurun.