<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doç. Dr. Alev Eken - Deri Hastalıkları Uzmanı &#187; yaşlanma</title>
	<atom:link href="https://www.aleveken.com/tag/yaslanma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aleveken.com</link>
	<description>Deri Hastalıkları Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 25 Apr 2026 14:34:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=4.0</generator>
	<item>
		<title>Şekerin tatsız yüzü&#8230;</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/sekerin-tatsiz-yuzu-seker-sarkmasi/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/sekerin-tatsiz-yuzu-seker-sarkmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2020 16:18:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şeker sarkması]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=2678</guid>
		<description><![CDATA[Şeker, yıldırım hızıyla yaşlandırıyor. Doğal ya da yapay şeker, vücudumuz için toksik bir madde hatta bir zehir. Aşırı şeker tüketimi, özellikle karaciğer olmak üzere tüm sistemlere zarar verir hatta yavaş yavaş ölümcül etkilere neden olur. Şeker tüketimi, kanser ve zihinsel gelişim ile de ilişkili. Ne yazık ki sistemlerimiz, günümüz modern dünyasında tükettiğimiz fazla şekerle başa...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Şeker, yıldırım hızıyla yaşlandırıyor. Doğal ya da yapay şeker, vücudumuz için toksik bir madde hatta bir zehir. Aşırı şeker tüketimi, özellikle karaciğer olmak üzere tüm sistemlere zarar verir hatta yavaş yavaş ölümcül etkilere neden olur. Şeker tüketimi, kanser ve zihinsel gelişim ile de ilişkili. Ne yazık ki sistemlerimiz, günümüz modern dünyasında tükettiğimiz fazla şekerle başa çıkabilecek donanıma sahip değil. Hücrelerimizi, beynimizi, organlarımızı şekerin etkilerinden koruyamıyoruz. Bizler, genetik olarak avcı-toplayıcı dönemde yaşamış atalarımız ile aynı donanıma sahibiz. Sistemlerimiz düşük şeker içerikli beslenmeye uygun.</h4>
<h4>Cildi en çok yaşlandıran en önemli üç dış etkenin ne olduğunu biliyor musunuz? Birincisi güneş ışınları, ikincisi sigara içmek, üçüncüsü ise aşırı şeker tüketimi. Ağzımıza her türlü şeker içeren gıda aldığımızda, kanda şeker ve insülin miktarları yükselir. Şekerin artmaya devam etmesiyle, pek çok karmaşık işlemler sonucunda, zaman içinde tüm sistemlerde ve cildimizde fonksiyon bozuklukları, hasar ve hastalıklar oluşur. Her türlü enfeksiyona, saç dökülmesine, akne, kaşıntı, kızarıklık, ekzema, çatlaklar gibi değişik derecelerde cilt sorunlarına sebep olur. Ayrıca ciltte ışıltı kaybı, lekelenme, sarkma, kırışıklık ve erken yaşlanmaya neden olur. Tabii ki bunlar buz dağının görünen yüzü.</h4>
<h4><strong> </strong>Tüketiğimiz şeker hücrelerimize, cildimize ve tüm organlarımıza meteor yağmurları gibi zarar veriyor. Bu zarar cildin elastikiyetinin, sıkılığının, pürüzsüzlüğünün, ışıltısının, yani kalitesinin bozulması anlamına geliyor.  Şekerin suçu ise glikasyon ya da şekerlenmeye neden olmak. Bu süreçte, kandan hücre içine giremeyen şeker molekülleri vücudun tüm önemli proteinlerine bağlanarak “ileri glikasyon son ürünleri” adı verilen zararlı moleküller oluşturuyor. “Advanced glycation end product”ın kısaltması olarak literatürde AGE olarak adlandırılan bu moleküller cildimizin, diğer organlarımızın, iskeletimizin en önemli destek proteini olan kollajene ve elastine zamk gibi yapışıyor. Böylece, aynen güneşte kalan hortumun kuruyup parçalanması gibi sertleşip kopmalarına neden oluyor. Kollajen liflerin sertleşip esnekliğini kaybetmesi sonucu cilt kırışıyor, sarkıyor ve yaşlanıyor.   AGE’ler aynı zamanda yeni gelişen bebek kollajenlerin üretilmesini de etkileyerek cildin onarım ve yenileme fonksiyonlarına zarar veriyor. Sonuç olarak, kendini yenileyemeyen cilt hızla yaşlanıyor. Glikasyonun ciltte neden olduğu karakteristik ve fonksiyonel değişikliklere “şeker sarkması” deniyor.</h4>
<h4> AGE’leri cildinizden uzak tutmak için neler yapabiliriz:</h4>
<h4>Cilt güçlendirici beslenme planı yalnızca cildinizde değil tüm vücudunuzda zararlı glikasyon işlemlerini ve AGE seviyelerini önemli ölçüde azaltacaktır. Özellikle antioksidan, vitamin-mineral ve bitkisel ağırlıklı beslenin.</h4>
<p><iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/bMMJDWA8pws" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<h4>Şekeri azaltın. Dengeli beslenmek istiyorsanız şekeri tamamen kesmek imkânsızdır, çünkü tam tahıllar, meyve ve sebzeler bile sindirildiğinde glukoza dönüşür. Ekstra şekerle günde en fazla 100 kalori almayı hedefiniz hâline getirin, yani yaklaşık altı çay kaşığı şeker. Ancak, 20 ila 39 yaş arasındaki kadınların, bu miktarın iki buçuk katından fazlasını tükettiklerini biliyoruz. Çalışmalarda, dört aylık bir süre boyunca sıkı kalori kısıtlamalı bir diyet ile glikasyon oluşumu yüzde 25 oranında azalmış.</h4>
<ul>
<li>
<h4>Pişirme yöntemlerinizi gözden geçirin. Yiyeceklerdeki AGE’ler söz konusuysa, nem önemlidir. Yüksek ve kuru ateşte uzun süre pişirilmiş, fırında kızartılmış yiyeceklerde, ızgara ya da kızartmalarda AGE’ler daha çoktur. Örneğin patlamış pirinç içeren mısır gevreklerinde kaynatılmış pirince nazaran 220 kat, tavada yapılan yumurtada ise çılbırdan 62 kat daha fazla AGE bulunur. Kaynatmak, buharla pişirmek cilt dostu yöntemlerdir.</h4>
<h4>Tarçın, karanfil, kekik ve yenibahar gibi baharatların da AGE’lerin üretimini baskılayacağı bildirilmiştir.</h4>
<h4>Kırmızı şarap, üzüm, yaban mersini, ahududu ve dut kabuğunda bulunan resveratrolün de glikasyon sürecini tersine çevirerek AGE&#8217;nin neden olduğu doku hasarını azaltabileceği bildirilmiştir.</h4>
<h4>Her gün SPF 30 güneş kremi kullanın. Yapılan bir çalışmaya göre, güneşe maruz kalmış ciltte, güneşten korunmuş cilde nazaran çok daha fazla AGE bulunur. AGE’ler ayrıca vücudunuzdaki doğal antioksidanları etkisiz hâle getirerek, cildinizi UV hasarlarına karşı daha savunmasız bırakır.</h4>
<h4>Hedefe yönelik cilt bakım ürünleri kullanın. Şanslıyız, çünkü yaşlanma karşıtı ürünlerin çeşidi her gün artıyor. AGE’leri azaltan ve glikasyonun oluşturduğu zararlı etkileri onaran bakım ürünleri kullanarak daha genç bir cilde sahip olabilirsiniz.</h4>
</li>
</ul>
<h4></h4>
<h4>Şekeri diyetimizden çıkarmak için başka nedenler de var mı?</h4>
<h4>Üç neden daha vardır. Birincisi, kanser hücreleri, büyüme ve gelişmeleri için yakıt olarak şekeri kullanır. Şeker alımını büyük ölçüde düşürerek, kanser hücrelerinin kullanabileceği enerji miktarını azaltabiliriz. İkincisi, uzun süreli kandaki şeker yüksekliği yani hiperglisemi, bakterilere karşı koruma da dâhil olmak üzere cildin koruyucu özelliğini bozar. Kan şekeri yüksek olan kişilerde cilt yaşlanması hızlanır.  Cildin yaşlanma hızı, kandaki şeker yüksekliği ile doğru orantılıdır. Üçüncüsü de yüksek kan şekeri seviyeleri, büyüme hormonu gibi yapım-onarım hormonlarının salgılanmasını olumsuz yönde etkiler. Ailesel uzun yaşam süresinin de kan şekeri seviyeleri ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Yapılan bir çalışmada, katılımcılardan, sadece portre fotoğraflarına bakarak 600&#8217;den fazla yabancı kişinin yaşını tahmin etmeleri istenmiş. Çalışma, yüksek kan şekeri seviyelerinin algılanan yaşla doğru orantılı olduğunu göstermiş. Sonuç olarak, kan şekeri yüksek olan insanlar daha yaşlı görünürler.</h4>
<h4>Sağlıklı bir cilde sahip olmak ve genç yaş almak için<strong> ; </strong> Cilt güçlendirici beslenme planına geçin, şekerden ve şekerli yiyeceklerden uzak durun, doğal tatlandırıcılar dâhil  fruktoz içeriği yüksek tatlandırıcıları kullanmayın, fruktoz içeren işlenmiş yiyecek ve içeceklerden kaçının.</h4>
<br />
<p><strong><em>Kaynak ve ayrıntılı bilgiler için bkz. &#8220;Eken A. Cildime Neler Oluyor. İstanbul: Siyah Kitap; 2020.p.59&#8243;</em></strong></p>
<h4></h4>
<h4></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/sekerin-tatsiz-yuzu-seker-sarkmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beslenmeniz cildinizi nasıl yaşlandırıyor?</title>
		<link>https://www.aleveken.com/genel/beslenmeniz-cildinizi-nasil-yaslandiriyor/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/genel/beslenmeniz-cildinizi-nasil-yaslandiriyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 10:57:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=2164</guid>
		<description><![CDATA[Beslenme şekliniz, vitamin ve mineral eksiklikleri cildin yaşlanması da dahil tüm vücudumuzun yaşlanma sürecinde etkili olabiliyor.  Cildin yaşlanması üzerinde etkili olan kilit besinler ve beslenme düzenleriyle ilgili son on yılda yayınlanmış makale özetleri “PRİME Journal”da yayınlandı. Bu yazımda,  iki bölümde yayınlanan makalenin, benim de ilgimi çeken ve sizlere yararlı olacağını düşündüğüm bazı bilgileri paylaşacağım. Cilt...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Beslenme şekliniz, vitamin ve mineral eksiklikleri cildin yaşlanması da dahil tüm vücudumuzun yaşlanma sürecinde etkili olabiliyor.  Cildin yaşlanması üzerinde etkili olan kilit besinler ve beslenme düzenleriyle ilgili son on yılda yayınlanmış makale özetleri “PRİME Journal”da yayınlandı. Bu yazımda,  iki bölümde yayınlanan makalenin, benim de ilgimi çeken ve sizlere yararlı olacağını düşündüğüm bazı bilgileri paylaşacağım.</h4>
<ul>
<li>
<h4>Cilt yaşlanmasının önlenmesi için doğru ve dengeli beslenme ve takviyelerle beslenmenin desteklenmesi gerekmektedir. Besinlerle aldığımız maddeler bazı durumlarda yetersiz kalabilir. Stres, ergenlik dönemleri, sporcular, yaşlılar, bazı iklim koşulları (güneş veya soğuk/ kuru hava) ve iyileşmeyi hızlandırmak istediğimiz durumlar (ameliyat, yanık, travma vb.) bunlara örnektir. Belirli özel besinlere dikkat edilmezse, ciltteki yaşlanma hızlanabilir. İlave beslenme desteği gerekir.</h4>
</li>
<li>
<h4> İleri yaşlarda bilhassa D vitamini takviyesi önemlidir. D vitamini takviyesi bağışıklık sistemini güçlendirmek; kuru ve zayıf cildi nemlendirmek; kırışıklıklara karşı, yüz kemik yapısı kaybına karşı direnci arttırmak ve yaraların daha düzgün iyileşmesini sağlamak açısından etkilidir.</h4>
</li>
<li>
<h4> Beslenmede sağlıklı düzeyde A vitamini olması ve ciltte dıştan retinollerin kullanılmasıyla kırışıklıklarda iyileşme sağlanabilir.</h4>
</li>
<li>
<h4>Koyu renkli meyve ve sebzelerde bulunan birtakım vitamin, mineral ve antioksidan içeriklerin sağlığa ve cilde faydalı çalışmalarla gösterilmiştir. Bu içerikler, aynı zamanda zeytinyağı, çikolata, kahve, çay, şarap ve bazı tahıllarda da bulunur.  Yaraların iyileşmesinde, kılcal damarların korunmasında, dolaşım sisteminin iyileşmesinde ve ciltteki  kolajenin yapılanmasında ve korunmasında da faydalı olduğu görülmüştür.</h4>
</li>
<li>
<h4>Sağlık açısından etkililiği arttırmak için sistemik ve  dıştan (krem, serum, enjeksiyon vb)  takviyeler kombinasyon halinde verilebilir. En iyi sonuçların,  antioksidanların önerilen günlük besin alım miktarlarına yakın düzeylerde kombinasyon şeklinde alınması olduğu belirtilmiştir.</h4>
</li>
<li>
<h4>Topikal antioksidanlar cildin daha derin ve alt katmanlarına ulaşamadığı için, derindeki katmanların fonksiyonel ve yapısal düşüşünü önlemek adına sistemik uygulamalar daha iyi bir seçenektir. Topikal uygulama isteniyorsa enjeksiyon uygulamalarıyla derine ürün yerleştirilebilir.  Peki, topikal uygulamalar ne işe yarar? Topikal uygulamalar, dış hasarlardan daha iyi korunmamızı ve cildin kalitesini daha iyi muhafaza etmemizi sağlar.   Çeşitli antioksidanların bir arada kullanılması cilt sağlığının korunması açısından geleceğe yatırımdır.</h4>
</li>
<li>
<h4>Mümkün oldukça az işlenmiş doğal gıdalarla beslenmeliyiz. Yaşlanma önlenmesi ve sağlıklı beslenme diyetleri; kalori kısıtlaması ve protein kısıtlamasına, lif açısından zengin besinlere, az yağlı besinlere ve sebzeye dayalıdır. Bunların tam aksini yapmak, yani, doymuş yağ ve karbonhidrat içeriği zengin beslenmek, yaşlanmayı hızlandırır.</h4>
</li>
<li>
<h4>C vitamini ve yağ asidi yönünden zengin beslenmek ciltte kuruluk, kırışıklık ve incelme şikayetlerini azaltmıştır.</h4>
</li>
<li>
<h4>Süt ürünleri, tereyağı, margarin, et, kek, pasta ve şekerli ürünler tüketenlerde güneş hasarı ve yaşlanma belirtileri daha yüksek bulunmuş.</h4>
</li>
<li>
<h4> Yeşil yapraklı sebze, çay, şarap, kahve, bitter çikolata ve yumurta tüketimiyle yaşlanma belirtileri azalmış.</h4>
</li>
<li>
<h4> Beslenmenizdeki şeker oranı ne kadar yüksekse, kanımızda ve cildimizdeki şeker konsantrasyonu da o kadar fazla olur. Dokuların ve cildin yaşlanmasına katkıda bulunur.</h4>
</li>
<li>
<h4>A, C, E vitamini, antioksidanlar,  probiyotikler, omega 3 yağ asitleri güneş ışınlarının cilt üzerindeki zararlı etkilerini azaltır. Güneşe maruz kalmadan 10 hafta önce bu vitamin ve yağ asitlerinden zengin beslenme (ya da beslenme desteği) önerilmektedir.</h4>
</li>
</ul>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4>.</h4>
<h4></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/genel/beslenmeniz-cildinizi-nasil-yaslandiriyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günlük  “Yaşlanma Karşıtı” reçeteniz&#8230;</title>
		<link>https://www.aleveken.com/genel/gunluk-yaslanma-karsiti-receteniz/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/genel/gunluk-yaslanma-karsiti-receteniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Apr 2017 10:52:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[atiaging]]></category>
		<category><![CDATA[reçete]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=2145</guid>
		<description><![CDATA[Her yaş, her mevsim, her şartta günlük cilt bakım rutininizde   “temizle, nemlendir, koru” 3 altın kuralına uymalısınız. Ancak 25 yaş sonrasında  bu kurallara  antiaging  ürünler ve tedaviler de ilave olmalıdır. Her sabah cildinizi yumuşak bir temizleyici ve tonikle temizleyin.  Nemlendiricinizin altına, özellikle güneşli mevsimlerde, olmazsa olmaz, antioksidan (vitamin içerikli ) serumlar kullanın. Hiyaluronik asit...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Her yaş, her mevsim, her şartta günlük cilt bakım rutininizde   “temizle, nemlendir, koru” 3 altın kuralına uymalısınız. Ancak 25 yaş sonrasında  bu kurallara  antiaging  ürünler ve tedaviler de ilave olmalıdır.</h4>
<h4>Her sabah cildinizi yumuşak bir temizleyici ve tonikle temizleyin.  Nemlendiricinizin altına, özellikle güneşli mevsimlerde, olmazsa olmaz, antioksidan (vitamin içerikli ) serumlar kullanın. Hiyaluronik asit içeren bir nemlendiriciyi  serumdan sonra tüm yüz, boyun ve dekoltenize uygulayın. Eğer makyaj yapıyorsanız, nemlendiricinizi cildinizi makyaja hazırlamak için iki kez uygulayın. En üste en az spf 30 güneşten koruyucu uygulayın. Nemlendiricinizi ve koruyucunuzu kıyafetiniz gibi düşünün. Cildinizi o günkü ihtiyacına, sorununa, hava şartlarına, sosyal aktivitenize göre değiştirebilirsiniz.</h4>
<h4>Akşamları cildinizi yumuşak bir temizleyici ile  iki kez temizleyin.  İlki cildinizi  gün içinde biriken kir ve makyaj kalıntılarından temizlemek, ikincisi ise detoks etkisi yaparak cildinizi arındırmak, dengelemek ve asıl bakıma hazırlamak içindir. Daha sonra, antiaging  etkili retinol içeren serum veya kremler kullanın. Üzerine  yoğun,   yapılandırıcı nemlendirici sürün.</h4>
<h4>Ancak, sadece dışarıdan sürülen ürünlerle yaşlanmaya karşı önlem alamayacağınızı unutmayın. Sağlıklı yaşamı bir hayat biçimi olarak benimsemeden,  kozmetik olanakları zorlayarak, düşlerimizdeki kusursuzluğa ulaşmanız mümkün değildir. Sigara ve alkol tüketmeyin. Yeterli, dengeli (az yağlı ve kalorili) ve doğal beslenin.  Bol meyve, sebze tüketin; diyetisyeninizden beslenme desteği alın. Antioksidan, mineral ve vitamin destekleri kullanın.   Mimik kaslarınızı aşırı kullanmayın. Onları dinlendirin. Kozmetik ürünlerden ve uygulamalardan yararlanın.</h4>
<h4> Uygun ürün &amp; tedavi seçimi  ve  ayrıntı için dermatoloğunuzdan yardım alın&#8230;</h4>
<h4></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/genel/gunluk-yaslanma-karsiti-receteniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cildinizin yaşlanmasına neden olan günlük 8 alışkanlığınızdan vazgeçin&#8230;</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-yaslanmasina-neden-olan-gunluk-8-aliskanliginizdan-vazgecin/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-yaslanmasina-neden-olan-gunluk-8-aliskanliginizdan-vazgecin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Mar 2016 08:19:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1899</guid>
		<description><![CDATA[Günlük alışkanlıklarımız  sinsidir, fark edemeyiz, göremeyiz. Çoğu zaman bu alışkanlıkların cildimize ne yaptığını açıkça görünceye kadar zararlarının farkına varmıyoruz bile. Kırışıklıkları önlemek istiyorsanız değiştirmeniz gereken 8 alışkanlık aşağıda verilmiştir: Cildi hava kirliliğine karşı savunmasız bırakmak Hava kirliliği, cildimizdeki oksijen ve kolajen miktarını azaltır. Çevresel kirlilik hem cilt tonunuzu bozar hem de cildin lekeli görünmesine ve...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Günlük alışkanlıklarımız  sinsidir, fark edemeyiz, göremeyiz. Çoğu zaman bu alışkanlıkların cildimize ne yaptığını açıkça görünceye kadar zararlarının farkına varmıyoruz bile. Kırışıklıkları önlemek istiyorsanız değiştirmeniz gereken 8 alışkanlık aşağıda verilmiştir:</h4>
<ol>
<li>
<h4>Cildi hava kirliliğine karşı savunmasız bırakmak</h4>
</li>
</ol>
<h4>Hava kirliliği, cildimizdeki oksijen ve kolajen miktarını azaltır. Çevresel kirlilik hem cilt tonunuzu bozar hem de cildin lekeli görünmesine ve sivilce patlamalarına neden olabilir. SPF’li bir ürünle cildinizi koruyun, her akşam yatmadan önce yüzünüzü yıkayın, haftada iki kez ölü hücrelerden arındırın ve nemlendirin, nemlendirin ve bir daha nemlendirin.</h4>
<ol start="2">
<li>
<h4>Cildi aşırı yıkamak ve az nemlendirmek</h4>
</li>
</ol>
<h4>Cildinizi çok fazla yıkamak cilt hücrelerinizin kurumasına neden olabilir ve bu da cildinizi matlaştırıp hasar görmüş yerlerini daha da belirginleştirir. Sabahları yüzünüzü yıkamayın çünkü uyurken vücudunuzun cildinizi yenilemek için yaptığı her şeyi silip atmış olursunuz. Sadece biraz su serpin ve güne devam edin. Yüzünüzü yıkarsanız da, daha sonra nemlendirmeyi atlamayın.</h4>
<ol start="3">
<li>
<h4>Makyaj yapmak için cildi gerdirmek</h4>
</li>
</ol>
<h4>Bu vazgeçilmesi zor bir alışkanlıktır ama kırışıklıkları önlemek istiyorsanız önemlidir. Cildinizi makyaj yaparken gerdirmek eklemlerinize zarar veren tekrar edici bir baskıdan farksız değildir. Makyajı istediğiniz gibi yapmak için cildinizi ne kadar gerdirirseniz ya da müdahale ederseniz o kadar fazla kırışığınız olur.</h4>
<ol start="4">
<li>
<h4>Yeteri kadar uyumamak</h4>
</li>
</ol>
<h4>“Güzellik uykusu” doğru bir tanımlamadır. Uyurken cildiniz bir yenilenme sürecinden geçer. Az uyursanız cildinizin ve kullandığınız cilt bakım ürünlerinin işlevlerini yerine getirmeleri için de az zamanı olur. Yapılan bir çalışmaya göre bir ay boyunca her akşam sadece beş saat uyuyan kadınların kırışıklık ve lekeleri yedi saat uyuyan kadınlardan iki kat daha fazla olarak görülmüş. Yeterince uyuyabilmek için elinizden gelen her şeyi yapın.</h4>
<ol start="5">
<li>
<h4>Yeterince su içmemek</h4>
</li>
</ol>
<h4>Biz yaşlandıkça cildimiz de incelir ve daha kuru hale gelir, bu durumda ise cildimizin nemini korumak için yeteri kadar su içmek daha da önem kazanır. Her gün altı ila sekiz bardak su içmeye çalışın.</h4>
<ol start="6">
<li>
<h4>Şişeden ya da pipetle su içmek</h4>
</li>
</ol>
<h4>Gözlerimizi kısarak bakmak göz çevremizde nasıl ince çizgilere neden oluyorsa, suyu şişeden içmek ya da pipetle içmek de ağız çevremizde aynı etkiyi yaratıyor. Yüz kaslarımız aşırı çalışıyor ve “kukla çizgileri” dediğimiz kırışıklıklar oluşuyor. Bu nedenle içecekleri bardakla içmek ya da bardak boyutunda bir ağzı olan şişeyle içmek bu durumda faydalıdır.</h4>
<ol start="7">
<li>
<h4>Makyajla uyumak</h4>
</li>
</ol>
<h4>Makyajınızla uyursanız kırışıklara “davetiye çıkarmış” oluyorsunuz. Cildinizde parti yapan makyaj ve çevre kirliliği artıkları gözeneklerinize girip cildin elastikiyetini yani esnekliğini kaybetmesine neden oluyor. Cildinizi yatmadan önce her zaman ama her zaman yıkayın ve nemlendirin lütfen.</h4>
<ol start="8">
<li>
<h4>Boynunuzu ve ellerinizi ihmal etmek</h4>
</li>
</ol>
<h4>Bir çoğumuz yüzümüzdeki kırışıklıkları önlemeye o kadar takmışızdır ki boynumuzu ve ellerimizi unuturuz. Zaten günlük olarak cilt bakım alışkanlığınız var, buna boynunuzu ve ellerinizi de ekleyin, bir süre sonra bunun da bir alışkanlığa dönüşeceğini göreceksiniz.</h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-yaslanmasina-neden-olan-gunluk-8-aliskanliginizdan-vazgecin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşa göre gençlik</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/yasa-gore-genclik/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/yasa-gore-genclik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2014 08:22:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[botox]]></category>
		<category><![CDATA[botox uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[dolgu maddesi uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[mezolifting]]></category>
		<category><![CDATA[mezoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1300</guid>
		<description><![CDATA[“Yaşı olmayan ” doğal görünümlü insanlar gibi görünebilir miyiz?” Bazı insanın yüzü henüz 30 yaşında kırışıklıklarla doluyken bazısının ise 50 yaşındayken pırıl pırıl ve gergindir. Biyolojik saati durdurmak ya da gençlik çeşmesi diye bir şey yoksa eğer, bu kişiler arası farkın sırrı ne olabilir acaba?  Zaman değişti ve artık bay ve bayanların genç görünmenin sırrını...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>“Yaşı olmayan ” doğal görünümlü insanlar gibi görünebilir miyiz?” Bazı insanın yüzü henüz 30 yaşında kırışıklıklarla doluyken bazısının ise 50 yaşındayken pırıl pırıl ve gergindir. Biyolojik saati durdurmak ya da gençlik çeşmesi diye bir şey yoksa eğer, bu kişiler arası farkın sırrı ne olabilir acaba?  Zaman değişti ve artık bay ve bayanların genç görünmenin sırrını ellerinde tutmak ve aynı zamanda olabildiğince de doğal görünmek istemeleri en yaygın görüştür.</h4>
<h4> Yapılan bilimsel çalışmalarda, yaşlanan yüzle ilgili sınıflandırma ve tedavi seçeneklerimiz ayrılmıştır. Tabii ki kişisel ve ırksal farklılıklar da vardır. Siz de dermatologunuza danışarak kendinize bir yol haritası çizebilirsiniz….</h4>
<ul>
<li>
<h4><strong>20-30’lu yaşlar</strong>. Kişiler genellikle güneşin zararlarından kaynaklanan minimal kırışıklıklara sahiptir. Tedavileri; retinol, vitamin C, hiyaluronik asit vb. içeren cilt tipinize uygun dermakozmetik cilt bakım ürünleri ve güneş kremlerini içerebilir.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>30-40’lı yaşlar</strong>ın sonları. “hareket halindeki kırışıklık” veya kişiler güldüğünde veya diğer yüz ifadelerini kullandıklarında meydana çıkan çizgilerin yaşıdır. Bunlar botulinum toksin veya dermal dolgular gibi enjeksiyonlar, mezolifting ile tedavi edilebilir.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>50’li yaşla</strong>r. Kişiler sıklıkla “hareketsiz kırışıklıklara” veya yüz ifadesi olmayan bir yüzde izi kalmış çizgilere sahiptir. Lazer cilt yenileme veya kimyasal peeling ile birlikte dolgu enjeksiyonlarını içeren bir tedavi kombinasyonu kullanılabilir. Estetik operasyon da düşünülebilir.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>60’lı yaşlar</strong> veya daha ilerisi. Yüzün artık esnek ve yumuşak bir cilde sahip olmadığı, “sadece kırışıklıklar” zamanıdır. Tedaviler medikal kozmetik uygulamalar, lazer cilt yenileme veya estetik operasyonu kapsayabilir.</h4>
</li>
</ul>
<h4><strong> </strong></h4>
<p><strong>Kozmetik </strong><strong>ü</strong><strong>r</strong><strong>ü</strong><strong>nlerden ve uygulamalardan yararlan</strong><strong>ı</strong><strong>n.  </strong></p>
<p><strong>Uygun </strong><strong>ü</strong><strong>r</strong><strong>ü</strong><strong>n se</strong><strong>ç</strong><strong>imi ve ayr</strong><strong>ı</strong><strong>nt</strong><strong>ı</strong><strong> i</strong><strong>ç</strong><strong>in dermatologunuzdan yard</strong><strong>ı</strong><strong>m al</strong><strong>ı</strong><strong>n. </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/yasa-gore-genclik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
