<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doç. Dr. Alev Eken - Deri Hastalıkları Uzmanı &#187; şeker</title>
	<atom:link href="https://www.aleveken.com/tag/seker/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aleveken.com</link>
	<description>Deri Hastalıkları Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 25 Apr 2026 14:34:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=4.0</generator>
	<item>
		<title>Şeker: Yeni Neslin Kolesterolü!</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/seker-yeni-neslin-kolesterolu/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/seker-yeni-neslin-kolesterolu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jun 2024 07:18:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.aleveken.com/?p=3904</guid>
		<description><![CDATA[Biz hâlâ kolesterolü zararlı olarak görüyoruz. Ancak artık her şeyin (işlenmiş gıdalar, paketli gıdalar, basit karbonhidratlar, unlu gıdalar, salata sosları, konserveler, kuru meyveler) içinde gizlenmiş olan yapay ya da doğal şeker, cildimiz için toksik bir madde ya da zehirdir. Vücutta ilk etkisini göreceğiniz yer cilt ve gözlerinizdir. Kollajenlerde kırılmalara bağlı olarak ciltte esneklik kaybı, sarkma,...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Biz hâlâ kolesterolü zararlı olarak görüyoruz. Ancak artık her şeyin (işlenmiş gıdalar, paketli gıdalar, basit karbonhidratlar, unlu gıdalar, salata sosları, konserveler, kuru meyveler) içinde gizlenmiş olan yapay ya da doğal şeker, cildimiz için toksik bir madde ya da zehirdir. Vücutta ilk etkisini göreceğiniz yer cilt ve gözlerinizdir. Kollajenlerde kırılmalara bağlı olarak ciltte esneklik kaybı, sarkma, lekelenme, kızarıklık, akne oluşumları, et benleri, çatlaklar ve saç dökülmesi gibi sorunlara sebep olur. Şekeri bıraktıktan 1-2 ay sonra cilt kalitenizdeki değişimi fark edersiniz.</h4>
<h4>Tabii ki bunlar sadece buz dağının görünen yüzü; diğer yüzünde organlardaki harabiyet ve hastalıklar yer alır.</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/seker-yeni-neslin-kolesterolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırışıklık kotanızı arttıran 6 günlük alışkanlığınız&#8230;</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/kirisikliklarin-artmasina-neden-olan-6-aliskanlik/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/kirisikliklarin-artmasina-neden-olan-6-aliskanlik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2022 12:26:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[kırışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[sakız]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1345</guid>
		<description><![CDATA[Yaş, beraberinde hem bilgelik hem de kırışıklık getirir! Yaşla gelen bilgelik bizi mutlu eder ama kırışıklık konusunda aynı şeyi söylememiz pek de mümkün görünmüyor. Saati tersine çeviremesek de yüzümüzdeki çizgilerin daha geç ortaya çıkmasını, ya da daha az derin olmasını sağlayabiliriz. Kırışıklık kotanızı arttıran bazı günlük alışkanlıklarınızdan vazgeçerek kırışıklıklarınızı azaltabilirsiniz Sakız çiğnemek Ferah nefes meraklılarına...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Yaş, beraberinde hem bilgelik hem de kırışıklık getirir! Yaşla gelen bilgelik bizi mutlu eder ama kırışıklık konusunda aynı şeyi söylememiz pek de mümkün görünmüyor. Saati tersine çeviremesek de yüzümüzdeki çizgilerin daha geç ortaya çıkmasını, ya da daha az derin olmasını sağlayabiliriz. Kırışıklık kotanızı arttıran bazı günlük alışkanlıklarınızdan vazgeçerek kırışıklıklarınızı azaltabilirsiniz</h4>
<h4><strong>Sakız çiğnemek</strong></h4>
<h4>Ferah nefes meraklılarına kötü bir haber… Sakız çiğnemek kırışıklıklara neden olur çünkü sakız çiğnerken ağzınızı sürekli farklı şekiller almaya zorlarsınız. “Sık sık sakız çiğniyorsanız, bu şekiller ağzınızın kenarında aşağıya doğru bir eğilime, çene altı bölgesinde kas belirginleşmesine neden olur.” Bu kırışıklıklar oluştuğunda artık durumu tersine çevirmek çok zor hale gelir. Sakız çiğnemek yerine, ferah bir nefes için, naneli ürünler, drajeler kullanabilir, gargara yapabilirsiniz.</h4>
<h4><strong>Yüzüstü uyumak</strong></h4>
<h4>Yüzünüze sürekli baskı yapmak (yüzüstü yattığınızda yastığınız bu tür bir etkiye enden olur) çizgilerin oluşmasına, dolayısıyla bir süre sonra kalıcı kırışıklıklara neden olur. Uykunuzda kaşlarınız çatmak da kırışıklıkları arttıran gece alışkanlıklarında biridir. Çözüm: sırt üstü uyuyabilirsiniz (uyurken yüzüstü dönmenizi engellemek isterseniz dizlerinizin altına bir yastık koymayı deneyin, bu yüz üstü dönmek istediğinizde sizi caydıracaktır).</h4>
<h4><strong>Sigara içmek</strong></h4>
<h4>Sigarayı bırakmak için ortada birçok neden var. Ama yine de bu listeye bir yenisini eklemek gurur verici: sigara daha kısa bir sürede daha yaşlı görünmenize sebep olur. Yapılan bir araştırmaya göre sigara cildinizdeki kan akışını kısıtlar ve bu yüzden cilt hücrelerinin sağlıklı kalmak ve yenilenmek için ihtiyaçları olan oksijeni almalarını engeller. Ayrıca, sigara dumanının içerisindeki kimyasallar ciltteki lifleri ve elastini kırar. Son olarak da dudaklarımızın sigara içerken aldığı şekil yüzünden ağız çevremizde ince çizgiler oluşur.</h4>
<h4><strong>Şeker sevenler dikkat!<br />
</strong>Tatlılara sıklıkla evet diyenlerin bel çevrelerinden bunu anlamak mümkün ama şekerli yiyecekleri çok tüketmek aslında cilde de zarar veriyor. “Şeker molekülleri glikasyon adı verilen bir süreçle dokulara bağlanır.” Glikasyon sonucunda kanımızda yeni zararlı moleküller ortaya çıkar ve bu yeni sabotaj faktöeleri cildin gergin ve sıkı kalmasını sağlayan dermal liflere, kolajen ve elastine zarar verirler.</h4>
<h4><strong>Güneş kreminin isteğe bağlı olarak kullanıldığını düşünmek</strong></h4>
<h4>&#8220;Kırışıklıkları önlemek için yapabileceğiniz en önemli iki şeyden biri güneş kremi kullanmak, diğeri de güneşten kaçınmak. Güneşten sonsuza kadar uzak duramayacağımıza göre, her gün, geniş spektrumlu, suya dayanıklı, SPF 30 bir güneş kremi kullanmakta fayda var. “Her gün” kısmına lütfen dikkat! Güneş kremi sürmeden hemen hızlı bir şekilde arabayla bir yere gitmek bile cilt hasarına neden olabilir. Bazı dermatologlar insanların yüzlerinin sol kısmında daha çok kırışıklık olduğunu belirtir, yani, yüzümüzün sol kısmı araba kullanırken güneşe maruz kaldığı için dikkatli olmamız gerekmektedir.</h4>
<h4><strong>Akıllı telefonu olmadan yaşayamayanlar!</strong></h4>
<h4>Telefonlarımız ve tabletler çene altı kırışıklıklarımızın kısmi sorumlularıdır. Boynumuzun hiç de alışkın olmadığı bir açıda saatlerce bu teknolojik aletlere bakıyoruz. Bunun etkilerini  boyun ağrısı ve göz rahatsızlığı olarak hemen hissetsek de zamanla başka sorunlarla da karşılaşabiliriz. Telefon ya da tablet ekranına daha ergonomik bir şekilde bakarsak (mesela tabletleri dik tutmaya yarayan o hiç kullanmadığınız aksesuarı kullanmaya başlayabilirsiniz) bu bölgedeki çizgileri azaltabiliriz.</h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/kirisikliklarin-artmasina-neden-olan-6-aliskanlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şekerin tatsız yüzü&#8230;</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/sekerin-tatsiz-yuzu-seker-sarkmasi/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/sekerin-tatsiz-yuzu-seker-sarkmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2020 16:18:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şeker sarkması]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=2678</guid>
		<description><![CDATA[Şeker, yıldırım hızıyla yaşlandırıyor. Doğal ya da yapay şeker, vücudumuz için toksik bir madde hatta bir zehir. Aşırı şeker tüketimi, özellikle karaciğer olmak üzere tüm sistemlere zarar verir hatta yavaş yavaş ölümcül etkilere neden olur. Şeker tüketimi, kanser ve zihinsel gelişim ile de ilişkili. Ne yazık ki sistemlerimiz, günümüz modern dünyasında tükettiğimiz fazla şekerle başa...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Şeker, yıldırım hızıyla yaşlandırıyor. Doğal ya da yapay şeker, vücudumuz için toksik bir madde hatta bir zehir. Aşırı şeker tüketimi, özellikle karaciğer olmak üzere tüm sistemlere zarar verir hatta yavaş yavaş ölümcül etkilere neden olur. Şeker tüketimi, kanser ve zihinsel gelişim ile de ilişkili. Ne yazık ki sistemlerimiz, günümüz modern dünyasında tükettiğimiz fazla şekerle başa çıkabilecek donanıma sahip değil. Hücrelerimizi, beynimizi, organlarımızı şekerin etkilerinden koruyamıyoruz. Bizler, genetik olarak avcı-toplayıcı dönemde yaşamış atalarımız ile aynı donanıma sahibiz. Sistemlerimiz düşük şeker içerikli beslenmeye uygun.</h4>
<h4>Cildi en çok yaşlandıran en önemli üç dış etkenin ne olduğunu biliyor musunuz? Birincisi güneş ışınları, ikincisi sigara içmek, üçüncüsü ise aşırı şeker tüketimi. Ağzımıza her türlü şeker içeren gıda aldığımızda, kanda şeker ve insülin miktarları yükselir. Şekerin artmaya devam etmesiyle, pek çok karmaşık işlemler sonucunda, zaman içinde tüm sistemlerde ve cildimizde fonksiyon bozuklukları, hasar ve hastalıklar oluşur. Her türlü enfeksiyona, saç dökülmesine, akne, kaşıntı, kızarıklık, ekzema, çatlaklar gibi değişik derecelerde cilt sorunlarına sebep olur. Ayrıca ciltte ışıltı kaybı, lekelenme, sarkma, kırışıklık ve erken yaşlanmaya neden olur. Tabii ki bunlar buz dağının görünen yüzü.</h4>
<h4><strong> </strong>Tüketiğimiz şeker hücrelerimize, cildimize ve tüm organlarımıza meteor yağmurları gibi zarar veriyor. Bu zarar cildin elastikiyetinin, sıkılığının, pürüzsüzlüğünün, ışıltısının, yani kalitesinin bozulması anlamına geliyor.  Şekerin suçu ise glikasyon ya da şekerlenmeye neden olmak. Bu süreçte, kandan hücre içine giremeyen şeker molekülleri vücudun tüm önemli proteinlerine bağlanarak “ileri glikasyon son ürünleri” adı verilen zararlı moleküller oluşturuyor. “Advanced glycation end product”ın kısaltması olarak literatürde AGE olarak adlandırılan bu moleküller cildimizin, diğer organlarımızın, iskeletimizin en önemli destek proteini olan kollajene ve elastine zamk gibi yapışıyor. Böylece, aynen güneşte kalan hortumun kuruyup parçalanması gibi sertleşip kopmalarına neden oluyor. Kollajen liflerin sertleşip esnekliğini kaybetmesi sonucu cilt kırışıyor, sarkıyor ve yaşlanıyor.   AGE’ler aynı zamanda yeni gelişen bebek kollajenlerin üretilmesini de etkileyerek cildin onarım ve yenileme fonksiyonlarına zarar veriyor. Sonuç olarak, kendini yenileyemeyen cilt hızla yaşlanıyor. Glikasyonun ciltte neden olduğu karakteristik ve fonksiyonel değişikliklere “şeker sarkması” deniyor.</h4>
<h4> AGE’leri cildinizden uzak tutmak için neler yapabiliriz:</h4>
<h4>Cilt güçlendirici beslenme planı yalnızca cildinizde değil tüm vücudunuzda zararlı glikasyon işlemlerini ve AGE seviyelerini önemli ölçüde azaltacaktır. Özellikle antioksidan, vitamin-mineral ve bitkisel ağırlıklı beslenin.</h4>
<p><iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/bMMJDWA8pws" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<h4>Şekeri azaltın. Dengeli beslenmek istiyorsanız şekeri tamamen kesmek imkânsızdır, çünkü tam tahıllar, meyve ve sebzeler bile sindirildiğinde glukoza dönüşür. Ekstra şekerle günde en fazla 100 kalori almayı hedefiniz hâline getirin, yani yaklaşık altı çay kaşığı şeker. Ancak, 20 ila 39 yaş arasındaki kadınların, bu miktarın iki buçuk katından fazlasını tükettiklerini biliyoruz. Çalışmalarda, dört aylık bir süre boyunca sıkı kalori kısıtlamalı bir diyet ile glikasyon oluşumu yüzde 25 oranında azalmış.</h4>
<ul>
<li>
<h4>Pişirme yöntemlerinizi gözden geçirin. Yiyeceklerdeki AGE’ler söz konusuysa, nem önemlidir. Yüksek ve kuru ateşte uzun süre pişirilmiş, fırında kızartılmış yiyeceklerde, ızgara ya da kızartmalarda AGE’ler daha çoktur. Örneğin patlamış pirinç içeren mısır gevreklerinde kaynatılmış pirince nazaran 220 kat, tavada yapılan yumurtada ise çılbırdan 62 kat daha fazla AGE bulunur. Kaynatmak, buharla pişirmek cilt dostu yöntemlerdir.</h4>
<h4>Tarçın, karanfil, kekik ve yenibahar gibi baharatların da AGE’lerin üretimini baskılayacağı bildirilmiştir.</h4>
<h4>Kırmızı şarap, üzüm, yaban mersini, ahududu ve dut kabuğunda bulunan resveratrolün de glikasyon sürecini tersine çevirerek AGE&#8217;nin neden olduğu doku hasarını azaltabileceği bildirilmiştir.</h4>
<h4>Her gün SPF 30 güneş kremi kullanın. Yapılan bir çalışmaya göre, güneşe maruz kalmış ciltte, güneşten korunmuş cilde nazaran çok daha fazla AGE bulunur. AGE’ler ayrıca vücudunuzdaki doğal antioksidanları etkisiz hâle getirerek, cildinizi UV hasarlarına karşı daha savunmasız bırakır.</h4>
<h4>Hedefe yönelik cilt bakım ürünleri kullanın. Şanslıyız, çünkü yaşlanma karşıtı ürünlerin çeşidi her gün artıyor. AGE’leri azaltan ve glikasyonun oluşturduğu zararlı etkileri onaran bakım ürünleri kullanarak daha genç bir cilde sahip olabilirsiniz.</h4>
</li>
</ul>
<h4></h4>
<h4>Şekeri diyetimizden çıkarmak için başka nedenler de var mı?</h4>
<h4>Üç neden daha vardır. Birincisi, kanser hücreleri, büyüme ve gelişmeleri için yakıt olarak şekeri kullanır. Şeker alımını büyük ölçüde düşürerek, kanser hücrelerinin kullanabileceği enerji miktarını azaltabiliriz. İkincisi, uzun süreli kandaki şeker yüksekliği yani hiperglisemi, bakterilere karşı koruma da dâhil olmak üzere cildin koruyucu özelliğini bozar. Kan şekeri yüksek olan kişilerde cilt yaşlanması hızlanır.  Cildin yaşlanma hızı, kandaki şeker yüksekliği ile doğru orantılıdır. Üçüncüsü de yüksek kan şekeri seviyeleri, büyüme hormonu gibi yapım-onarım hormonlarının salgılanmasını olumsuz yönde etkiler. Ailesel uzun yaşam süresinin de kan şekeri seviyeleri ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Yapılan bir çalışmada, katılımcılardan, sadece portre fotoğraflarına bakarak 600&#8217;den fazla yabancı kişinin yaşını tahmin etmeleri istenmiş. Çalışma, yüksek kan şekeri seviyelerinin algılanan yaşla doğru orantılı olduğunu göstermiş. Sonuç olarak, kan şekeri yüksek olan insanlar daha yaşlı görünürler.</h4>
<h4>Sağlıklı bir cilde sahip olmak ve genç yaş almak için<strong> ; </strong> Cilt güçlendirici beslenme planına geçin, şekerden ve şekerli yiyeceklerden uzak durun, doğal tatlandırıcılar dâhil  fruktoz içeriği yüksek tatlandırıcıları kullanmayın, fruktoz içeren işlenmiş yiyecek ve içeceklerden kaçının.</h4>
<br />
<p><strong><em>Kaynak ve ayrıntılı bilgiler için bkz. &#8220;Eken A. Cildime Neler Oluyor. İstanbul: Siyah Kitap; 2020.p.59&#8243;</em></strong></p>
<h4></h4>
<h4></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/sekerin-tatsiz-yuzu-seker-sarkmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
