<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doç. Dr. Alev Eken - Deri Hastalıkları Uzmanı &#187; kozmetik danışma</title>
	<atom:link href="https://www.aleveken.com/tag/kozmetik-danisma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aleveken.com</link>
	<description>Deri Hastalıkları Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Mar 2026 14:19:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=4.0</generator>
	<item>
		<title>Sağlıklı saçlara sahip olabilmek için  9 öneri&#8230;.</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/sac-bakimi-hakkinda-yanlis-bilinenler-oneriler/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/sac-bakimi-hakkinda-yanlis-bilinenler-oneriler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Oct 2024 05:45:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1094</guid>
		<description><![CDATA[Yanıltıcı reklamlara inanmayın. Eczanelerde, kuaför salonlarında, marketlerde, televizyonda ve internette o kadar çok, “saçta mucizeler yaratacağı” iddia edilen, ürün var ki hangi ürünü tercih edeceğimizi bilemiyoruz. Bazıları incelen saçları onarma vaadinde bulunurken, bazıları saçın yapısında geçici değişiklikler yarattığını iddia etmekte. Bu iddiaların çoğu bilimsel verilere dayanmıyor; uzun vadede ise saça zarar bile verebiliyor. Ayrıca biz...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Yanıltıcı reklamlara inanmayın. Eczanelerde, kuaför salonlarında, marketlerde, televizyonda ve internette o kadar çok, “saçta mucizeler yaratacağı” iddia edilen, ürün var ki hangi ürünü tercih edeceğimizi bilemiyoruz. Bazıları incelen saçları onarma vaadinde bulunurken, bazıları saçın yapısında geçici değişiklikler yarattığını iddia etmekte. Bu iddiaların çoğu bilimsel verilere dayanmıyor; uzun vadede ise saça zarar bile verebiliyor. Ayrıca biz tüketiciler bu ürünleri satın almak için de bir sürü para harcıyoruz.</h4>
<h4>Dermatolojik olarak, yapılan araştırmalar sonucu, saç sağlığımız ve kullandığımız ürünlerle ilgili bazı gerçekler ortaya çıkmıştır.</h4>
<h4>1. Saç ile ne kadar az uğraşılırsa o kadar sağlıklı olur. “Düzleştiriciler” olabildiğince az kullanılmalı çünkü sık kullanıldığı takdirde saç daha çok hasar görür.</h4>
<h4>2. Eğer normalden (günde 100-150 saçın üzerinde) saçınızın döküldüğünü düşünüyorsanız ayrıntı ve adres dermatologunuzdur. Ayrıntılı muayene, tetkik ve tedavi gerekebilir.</h4>
<h4>3. Saçlarınızı nasıl doğru bir şekilde şampuanlar ve kremlersiniz? Çok sıcak su ile yapılan şampuanlama ve kremleme saçların kurumasına ve zarar görmesine neden olur. Ilık su, şampuan ve krem için en uygunudur; saçınızı kurutmadan sizi yağlı ve kirli saçlardan kurtarır. Saçlarınızı ıslatmadan önce tarayın. Bu işlem karışmış saçların açılmasını sağlar ve yıkanma sonrası taranmayı kolaylaştırır.<br />
Saç, en fazla günde bir kez, en az haftada bir kez yıkanmalıdır. Saçı sık yıkamak ya da temizlik, saçı dökmez. Saç tipinize uygun şampuanlar kullanarak, saçlarınızı her gün bile yıkayabilirsiniz. Ancak, uygun olmayan şampuanlar ile saçları sık yıkamak, saçın kurumasına, elektriklenmesine ve parlaklığını kaybetmesine neden olur. Bu amaçla kullanılmak üzere sık yıkamak için uygun “günlük şampuanlar” geliştirilmiştir.</h4>
<h4>4. Sülfatsız şampuanların etkileri bilimsel verilerle kanıtlanmamıştır. Sülfatlar, şampuanlarda en çok kullanılan deterjanlardır ve saçı köpürterek kir ve birikintilerden arındırırlar. Temizlerken de, saçın doğal yağlarını alıp götürdüğü için boyalı ya da işlem görmüş saçların daha da çok zarar görmesine sebep olur. Ayrıca, sülfat bazı kişilerde temas egzaması da yapabilir. Dolayısıyla egzaması ya da hassas bir cilde sahip olan kişiler bu maddeleri tolere edemeyebilirler. Bu durumu fırsat bilen bazı üreticilerse, sülfatsız şampuanlar üretip araştırmalarla desteklemedikleri bazı iddialarda bulunuyorlar. “Sülfatsız” olanların diğer şampuanlara göre daha yumuşak olduğunu gösteren herhangi bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. “Sülfat”a alerjisi olanlar için sülfatsız şampuanlar doğru bir seçenek olabilir. Boyalı saça sahip olanlar da, eczanelerde satılan ‘boyalı saçlar için’ uygun şampuanları tercih etmelilerdir.</h4>
<h4>5. Saç şekillendiriciler ile birlikte ısıdan koruyan ürünler kullanılmalıdır. Saç kurutma makineleri, saç düzleştiriciler ya da maşalar saçınıza zarar verebilir. Saçın içindeki su/nem ısınıp buhara dönüştüğünde saçta kabarcıklar oluşmasına yol açar ve sonuç olarak da saç kırılmaya ve çatallaşmaya daha müsait hale gelir. Isının bu olumsuz etkisini tersine çevirmek için saça herhangi bir ısısal işlem uygulamadan önce ısı koruyucu ürünler kullanılabilir. Bu ürünler sprey şeklinde olabilir ya da doğrudan saça uygulanır. Bu ürünlerin içerisindeki koruyucu polimerler ve silikonlar sayesinde saçın üst kısmında adeta ısı yalıtımı sağlanır.<br />
Saçın aşırı ısınmasını engellemenin diğer yolları: Saç kurutma makinelerini ya da düzleştiricileri en düşük ısıda, olabildiğince az kullanmak ve saçtaki uygulama süresini kısa tutmak , fön makinesini saçtan 15-20 cm uzaklıktan kullanmak ve mümkün olduğunca saçın kendi kendine kurumasını beklemektir. Saçı düzenli olarak nemlendirmek ısıdan zarar görmüş saç görünümünü azaltsa da aslen saçı onarmaz.</h4>
<h4>6. Keratin tedavileri zararlıdır. Keratin tedavisi “Brezilya fönü” olarak ortaya çıkmıştır. İşlemin sonunda parlak, düz saçlara kavuşursunuz. Teknik olarak bir çeşit sıvı keratin içeren yumuşatıcı ve birlikte saçı düzleştirmek için formaldehit türevi ürünler kullanılır. Formaldehit tahriş edici özellikleri sebebiyle gözlere, solunum yollarına (akciğerler, ağız ve burun) zarar verebilir.<br />
Bu tedavilerin etkisi bazen beş ay kadar sürebiliyor ancak bu işlem saça zarar verebilir. Bu nedenle, kullanıcılar bazı gerçeklerin bilincinde olması gerekiyor. Ayrıca, keratin tedavilerinin saç kılı gövdesinin içine işleyip güçlendirdiğine ait kanıtlanmış bir veri de yoktur. Aksine, formaldehitin saçı düzleştirmesi için kullanılan, yüksek ısıdaki seramik düzleştiriciler saç kılı gövdesinde uzun vadeli hasarlara sebep olabilir. Saç düzleştirici kimyasallardan en az hasara sebep olanı amonyum bisülfit bazlı kremlerdir. Bu kremleri evde kullanmak mümkün olmakla birlikte düzleştirici etkisi kısa sürede kaybolur.</h4>
<h4>7. Saç kalınlaştırıcı içerikler güvenlidir, ancak etkileri geçicidir. Saç kalınlaştırıcı olarak piyasada bulunan ürünler saç kılı gövdesini geçici olarak kaplar ve saçın daha kalın görünmesini sağlar. Ancak saçın doğal yoğunluğunda herhangi bir değişikliğe yol açamazlar. Bu sebeple sonuçları ancak bir sonraki yıkamaya kadar devam eder. Bu ürünler oldukça güvenli ürünlerdir. Sıvılaştırılmış keratin veya dimetikon içerirler. Bu iki madde saç kılı gövdesini kaplayarak saçın daha kalın görünmesini sağlayacaktır.</h4>
<h4>8. Saç kalınlaştırıcı ürünlerden bazılarında ‘minoksidil içerir’ ibaresi bulunur. Minoksidil, saçı yeniden büyüten ve saç dökülmesini yavaşlatan, FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu) onaylı tek topikal ilaçtır. Bu madde, incelen saçların yoğunluğunu arttırmak ve gözle görülür bir şekilde saç tellerinin daha kalın olmasını sağlamak için kullanılır.</h4>
<h4>9. Erkek tipi saç dökülmesi olan veya saçları çok incelen kişiler saç dökülmesi tehlikesiyle karşı karşıyadır. Saç dökülmesi hormonal sebeplere bağlı, kronik bir durumdur; giderek ilerler. Yalnızca kanıtlanmış tıbbi tedaviler ya da saç ekimi operasyonunu saç dökülmesine çare olabilir. Saçı dökülen kişiler kanıtlanmamış ürünler ya da pahalı ek ürünlerden fayda umarak yıllarını boşa harcamak yerine bir dermatologa danışıp geciktirmeden doğru teşhisi sağlamalıdır.</h4>
<h4>Nedeni ne olursa olsun, dökülen, hasarlı ve işlem görmüş saçların bakımı için dermatoloğunuzdan yardımı alın.</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/sac-bakimi-hakkinda-yanlis-bilinenler-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gece kremleri neden önemlidir?</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/gece-kremleri-neden-onemlidir/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/gece-kremleri-neden-onemlidir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 17:29:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[gece kremi]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>
		<category><![CDATA[nemlendirici]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1223</guid>
		<description><![CDATA[İyi uyunmuş bir gecenin sonrasında, aynadaki farkı hissedersiniz!&#8230; Deriden su kaybı gece en yüksek düzeydedir. Cilt hücrelerinin yenilenmesi ve tamir işlevi gece uyku sırasında gelişir. Kapalı ortamda, aktif olmayan bir durumda ve karanlıkta bulunulduğu için serbest radikal hasarı en düşük düzeydedir. Bu nedenle, gün boyunca birikmiş toksik maddelerin yok edilmesi ve yeni sağlıklı cilt hücreleri...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>İyi uyunmuş bir gecenin sonrasında, aynadaki farkı hissedersiniz!&#8230;</h4>
<ul>
<li>
<h4>Deriden su kaybı gece en yüksek düzeydedir.</h4>
</li>
<li>
<h4>Cilt hücrelerinin yenilenmesi ve tamir işlevi gece uyku sırasında gelişir.</h4>
</li>
<li>
<h4>Kapalı ortamda, aktif olmayan bir durumda ve karanlıkta bulunulduğu için serbest radikal hasarı en düşük düzeydedir.</h4>
</li>
</ul>
<h4>Bu nedenle, gün boyunca birikmiş toksik maddelerin yok edilmesi ve yeni sağlıklı cilt hücreleri oluşabilmesi için en uygun zaman, gecedir. Gece kremleri, ciltte gece boyunca kalır. Vücut dinlenirken,  kremlerde ciltteki kuruluk ve bozukluğu, çevresel etkenlerin neden olduğu hasarı onarır. Sürülen gece kremlerinin, cilt tarafından çabuk emilmemesi gereklidir. Böylece cilt üzerinde uzun süre kalan krem tabakası, yüzeydeki nem kaybını önler ve suyun alttaki tabakalara geçişini sağlar. İhtiyaca göre gece kremlerini, üzerine güneş koruyucu kremler uygulayarak, gündüz de kullanabilir.</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/gece-kremleri-neden-onemlidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kirli bir dünyada yaş almak “Atmosferik Cilt Yaşlanması”</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-tek-dusmani-gunes-degildir-artik-hava-kirliligi-de-cildinizi-tehdit-ediyor/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-tek-dusmani-gunes-degildir-artik-hava-kirliligi-de-cildinizi-tehdit-ediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 08:00:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[atmosferik yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[cilt temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[erkek kozmetolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1163</guid>
		<description><![CDATA[Atmosferdeki kirlilikler yalnızca çevreyi etkilemiyor; cildinizi de tehdit ediyor. Cilt tonunda farklılıklar, lekeler, ışıltı ve nem kaybı, sivilcelenme, yaşlanmanın hızlanması, hatta cilt kanseri bu etkilerden bazıları. Yapılan bir araştırmada 24 yıl boyunca şehirde ve kırsal kesimde yaşayan kadınlar karşılaştırılmış ve bunun sonucunda daha fazla kirli havaya maruz kalan kadınlarda daha fazla siyah nokta, leke ve...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4><em>Atmosferdeki kirlilikler yalnızca çevreyi etkilemiyor; cildinizi de tehdit ediyor. Cilt tonunda farklılıklar, lekeler, ışıltı ve nem kaybı, sivilcelenme, yaşlanmanın hızlanması, hatta cilt kanseri bu etkilerden bazıları. </em></h4>
<h4><em>Yapılan bir araştırmada 24 yıl boyunca şehirde ve kırsal kesimde yaşayan kadınlar karşılaştırılmış ve bunun sonucunda daha fazla kirli havaya maruz kalan kadınlarda daha fazla siyah nokta, leke ve kırışıklık olduğu görülmüş. Artık, cilt yaşlanmasının  tek suçlusu güneş değildir; çünkü hava kirliliği de cildimiz için  kendi ellerimizle oluşturduğumuz bir “afet ”&#8217;gibidir.</em></h4>
<h4><em> </em><em>Dünya Sağlık Örgütü, atmosferik (hava) kirliliği, “atmosferin doğasını değiştiren herhangi bir kimyasal, fiziksel veya biyolojik toksin tarafından dış ve iç  ortamların kirlenmesi&#8221; olarak tanımlıyor. Sonuçta bizi çevreleyen hava saf ve temiz olmaktan çok uzak. Dünya nüfusunun neredeyse tamamı (% 90) günlük kirlilik yaşamaktadır. Her yıl 2 bin yeni  çevresel toksin dünyaya tanıtılıyor.  Bu toksinlerin çoğu sözde yiyeceklerimizi “koruyucu” amaçla kullanılan katkı maddelerinde, böcek ilaçlarında olmakla birlikte;  soluduğumuz havada, giydiğimiz kıyafetlerde, deterjanlarda, kozmetik ürünlerde, içtiğimiz suda, sigara, alkol ve her yerde bulunur. Adeta bir toksin havuzunda yüzmekteyiz.  Bütün bu toksin/atıklar; hücrelerimize, organlarımıza, cildimize, hatta eşsiz yaşam şifremiz olan DNA&#8217;larımıza zarar verir.</em></h4>
<h4><em> D</em><em>uman, is, asit, sigara, küf, polen, ağır metal, endüstriyel atıklar, egzoz, pestisitler, herbisit, dijital teknoloji, enerji santralleri  gibi  kirletici maddeler mikroskobik boyutlarda atmosfere salınır. Cildimiz  atmosfer ile ara yüz oluşturur. Kirli hava cildimizle temas ettiğinde yalnızca cilt yüzeyinde kalmayıp ciltteki gözeneklerden, kıl, saç diplerinden cildin en alt tabakalarına, hücrelere hatta DNA’ larımıza kadar zarar ulaşır</em><em>. Kollajenleri,  lipitleri parçalar; koruyucu bariyer özelliklerini, fonksiyonlarını bozar. Cilt nemini, esnekliğini,  sıkılığını  kaybeder; yaşlanır, hastalanır.</em></h4>
<h4><em> </em><strong>Atmosferik kirliliğin zararlı ve uzun süreli yaşlanma etkisini önlemek için; </strong><em>Cildinizi iyi temizleyin, antioksidan koruması altına alın, cilt bariyerini güçlendirecek kozmetik ürün ve uygulamalardan yararlanın.  </em></h4>
<h4> 1. Cildinizi iyi temizleyin</h4>
<h4>Cilt sağlığını korumanın en önemli ve ilk adımı temizliktir.  Ancak birçoğumuz bunu tam olarak yapabiliyor muyuz? Cilt temizliğinde sadece su yetmez; cildi çevresel kirliliklerden temizlemez.  Sabahları cildinizi güne hazırlamak için yüzünüzü hassas bir temizleyici ile yıkayın. Yağlı cilde sahip olanlar daha güçlü bir temizleyici kullanabilirler. Geceleri ise daha derin ve tercihen iki kez  temizleme gerekir.  İlki cildinizde gün içinde biriken yağ, kir, ölü hücrelerden, makyaj kalıntılarından temizlemek; ikincisi ise toksin ve çevresel  kirliliklerden  cildinizi arındırmak, dengelemek ve asıl bakıma hazırlamaktır.  Cildinizi çok ovalamadan, kuruluk ve tahrişe sebep olmadan parmak uçlarınızla hafif masajla temizleyebilirsiniz.  Elektronik yüz fırçaları, özellikle is, duman gibi gün içinde biriken yapışkan kirliliklerin temizlenmesi için daha etkili olabilir.</h4>
<h4>Bir kirleticiyi cildinize yapışan ve zehirli kimyasallar yaymaya devam eden henüz sönmemiş sigara izmariti gibi düşünün. Basit bir yıkama yeterli olmayabilir;  peeling uygulaması eklenebilir. Cildinizin hassasiyet durumuna göre peeling tipini, sıklığını ayarlayabilirsiniz. Son olarak, özellikle de büyük şehirde yaşıyorsanız, bir pamuk yardımıyla cildinize tonik uygulayın ve geride kalmış olabilecek kirlilikleri de  temizleyin.</h4>
<h4> 2. Antioksidanlar ile cildinizi koruna altına alın</h4>
<h4>Hava kirliliği cildinizin içine işlediğinde, oldukça değişken moleküllerden oluşan serbest radikaller yaratır. Serbest radikaller, yaşlanma sürecinin kilit oyuncularıdır. Bir odada zıplayan tenis topu gibi gelişi güzel hareket ederek etrafına zarar verir. Cildimizde de cildimizin en önemli destek proteini olan kolajene, elastine ve hatta eşsiz genetik şifresi olan DNA’sına zarar verirler. Tüm bu zarar leke ve ince çizgiler olarak kendini gösterir.</h4>
<h4>Antioksidanlar, başka değişle panzehirlerdir. Serbest radikalleri nötr hale getirip ciltteki tahrip edici etkileri azaltabilir.  En önemli antioksidanlar, genel olarak A, C ve E vitaminleri, DMAE, alfa-lipoik asit, selenyum gibi mineraller vb. ile bitkisel antioksidan (resveratrol, likopen, lutein, soya izoflavonları, yeşil çay, üzüm çekirdeği, vb.)’lardır.</h4>
<h4> Cildin korunmasına yardımcı olmak için sabah cildi temizledikten sonra antioksidan içeren bir serum uygulayın, gece de aynı işlemi uygularsanız cildin kendini onarma sürecini desteklemiş olursunuz. İlaveten, koyu renkli meyveler, yeşil yapraklı ve taneli sebzeler gibi antioksidan açısından zengin besinler tüketmelisiniz; çünkü bu besinler cildin kendini onarma potansiyelini arttırması açısından önemlidir.</h4>
<h4>Cilt bakım ürünleri arasında A vitamini “altın standart”,  cildin sigortası denilebilecek C vitamini ise “gümüş standard. Kombinasyon halinde kullanıldığında, “ikili koruma” etkisiyle çevresel saldırganların neden olduğu erken yaşlanma belirtilerine karşı daha güçlü koruma sağlarlar. Ancak, kullanacağınız  cilt bakım ürünlerini seçmeden önce, hangi antioksidanın atmosferik yaşlanmaya karşı size en iyi korunmayı sağlayacağını öğrenmek için dermatologunuza danışın.</h4>
<h4> 3. Cildinizde koruyucu bariyer oluşturun</h4>
<h4>Her sabah en az SPF 30, tercihan mineral koruyucu içeren, renklendirilmiş  güneş kremi kullanın. İnsanların sebep olduğu hava kirliliği yalnızca cildi doğrudan etkilemekle kalmayıp ozon tabakasının aşınmasına da yol açıyor. Ozon tabakası ise bizi güneşin zararlı etkilerinden bir kalkan gibi koruduğu için, bu tabakanın aşınması yüzünden artık soğuk, bulutlu havalarda bile güneşin etkilerine maruz kalıyoruz. Akşam. cildin  bariyer   gücünü artırıcı, hiyalüronik asit, pantenol, seramid gibi aktif bileşenli yoğun nemlendiriciler, kollajen sentezini arttırıcı, onarıcı ürünler kullanın.</h4>
<address> <span style="font-size: 8pt;">Kaynaklar;</span></address>
<address><span style="font-size: 8pt;"><em>doi: 10.1016/j.jid.2017.01.034</em></span></address>
<address><span style="font-size: 8pt;"><em>doi.org/10.1111/jocd.12092</em></span></address>
<address> </address>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> </span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-tek-dusmani-gunes-degildir-artik-hava-kirliligi-de-cildinizi-tehdit-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutfağınızdan Hazırlayabileceğiniz 10 Yüz Maskesi</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/evde-hazirlayabileceginiz-10-yuz-maskesi/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/evde-hazirlayabileceginiz-10-yuz-maskesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 May 2023 05:10:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>
		<category><![CDATA[maske]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1273</guid>
		<description><![CDATA[Hepimizin hayatı o kadar dolu ki.. bir sürü sorumluluk, randevu, toplantı arasında bazen insan tek başına kalıp kendisine zaman ayırmak istiyor. Eğer bir güzellik merkezine zaman ayırmanız mümkün değilse, evde bulunan bazı malzemelerle kendi hazırlayacağınız maskeler sayesinde yüzünüzü yenileyip, canlandırabilirsiniz. İşte size cilt tipinize en uygun yüz maskelerinin yapılışları.. Yağlı ciltlere yumurta beyazı maskesi Yumurta...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Hepimizin hayatı o kadar dolu ki.. bir sürü sorumluluk, randevu, toplantı arasında bazen insan tek başına kalıp kendisine zaman ayırmak istiyor. Eğer bir güzellik merkezine zaman ayırmanız mümkün değilse, evde bulunan bazı malzemelerle kendi hazırlayacağınız maskeler sayesinde yüzünüzü yenileyip, canlandırabilirsiniz. İşte size cilt tipinize en uygun yüz maskelerinin yapılışları..</h4>
<h4><strong>Yağlı ciltlere</strong> <strong>yumurta beyazı maskesi</strong></h4>
<h4>Yumurta akı cildi yenileyen proteinler içerdiği için gözenekleri sıkılaştırır ve cildinizdeki fazla yağı alarak cildinizi akneden arındırır. Yumurtanın beyazıyla sarısını ayırın.   Bir limonu yumurta akıyla bir dakika boyunca karıştırın (karıştırmazsanız cildinize rahat bir şekilde uygulayamazsınız). Kuru cilde maskeyi uygulayın ve 15 dakika bekleyin. Maske kuruduğunda ılık suyla yüzünüzü yıkayın.</h4>
<h4> <strong>Akneye yatkın ciltlere</strong> <strong>yeşil kil maskesi</strong></h4>
<h4>Yeşil kil maskesi tam size göre… bu maske ciltteki eşitsizlikleri gidererek akneleri yayılmasını engeller. Bir kasede 2 çay kaşığı toz halinde yeşil kili suyla karıştırın. Birkaç damla zeytin yağı  ekleyin ve kalın bir macun kıvamı elde edin. Bu maskeyi 15 dakika süreyle cildinize uygulayın.</h4>
<h4><strong>Sivilceli ve aşırı yağlı ciltlere</strong> a<strong>spirin maskesi</strong></h4>
<h4>Aspirin alerjiniz yoksa cildinizi hemen yatıştıracak aspirinli bu maskeyi deneyebilirsiniz. Aspirindeki asit iyi bir akne karşıtıdır. Hapı kaşık yardımıyla ezin, biraz su ekleyip macun kıvamına getirin. Maskeyi biraz daha kalın hale getirmek istiyorsanız, içine biraz bal ekleyebilirsiniz. Bu maskeyi 10 dakika süreyle yüzünüze uygulayın. Gözünüzü kapatıp rahatlamaya çalışın, kendinizi canlanmış hissedeceksiniz.</h4>
<h4><strong>Kuru ciltlere avokado maskesi</strong></h4>
<h4> Avokadonun içindeki yağ müthiş bir nemlendiricidir. Bir avokadonun yarısını ezin, bir çay kaşığı bal ve gül suyu ekleyin. Karışımı daha pürüzsüz hale getirmek için biraz yoğurt ekleyebilirsiniz. Daha sonra, bu karışımı 15 dakika yüzünüzde bekletip yüzünüzü yıkayın. Cildiniz aşırı kuruysa, gül suyu yerine zeytinyağı ekleyin.</h4>
<h4><strong>Mat ciltlere muz maskesi</strong></h4>
<h4>İki muzu macun kıvamına gelinceye kadar ezin ve içine daha besleyici olsun diye iki yemek kaşığı bal koyun. Maskeyi kuru cilde 10 dakika boyunca uygulayın. Çıkarmadan önce beş dakika kadar yüzünüze masaj yapın.</h4>
<h4> <strong>Işıltılı bir cilt için hurma</strong> <strong> </strong><strong>maskesi</strong></h4>
<h4>Hurmayı soyun. Yarım çay kaşığı bal ekleyip blenderla karıştırın. Temiz cilde uygulayın ve 20 dakika bekledikten sonra maskeyi iyice temizleyin çünkü iyi temizlenmezse cildiniz biraz turuncu kalır.</h4>
<h4><strong>Lekeli ciltlere</strong> <strong>deniz tuzu ve limonlu maske</strong></h4>
<h4>Bu maskeyle çok basit ve harika etkiler yaratabilirsiniz. Çeyrek fincan deniz tuzunu limon suyuyla karıştırın. Maskeyi kuru cilde uygulayın. Gözlerinizi kapatıp bu meyveli karışımın tadını çıkarın.</h4>
<h4><strong>Lekeli ciltlere balkabağı maskesi</strong></h4>
<h4>2 yemek kaşığı balkabağı püresine, yarım çay kaşığı bal ve biraz da taze krema ekleyin. Maskeyi 10 dakika yüzünüzde tutun, sonra nazikçe kurulayın.</h4>
<h4> <strong>Nemli ciltlere</strong> <strong>yulaf maskesi</strong></h4>
<h4>Yulaf cildi ölü deriden arındırdığı için çok güzel bir temizleyicidir. 2 yemek kaşığı çiğ yulaf ununu bir fincan sütle karıştırın. Bu karışımı kısık ateşte bir miktar pişirin ve yulafın kalın bir macun halini almasını bekleyin. Sütteki laktik asit cildin daha parlak ve canlı görünmesine yardımcı olur. Maskeyi 20 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın. Cildiniz yumuşacık ve esnek olacaktır.</h4>
<h4><strong>Hassas Ciltlere</strong> <strong>yoğurt maskesi</strong></h4>
<h4>Bu maske hassas ciltlere çok iyi gelir. Bir fincan yoğurdu kuru ve temiz cilde sürün. 20 dakika bekleyin. Yoğurdun içerisindeki asit yüzünüzdeki tüyleri ve folikülleri hafifletecektir. Güneş yanığı olmuşsanız bir çay kaşığı aloe vera jel ekleyip aynı karışımın cildinizi yatıştırmasını sağlayabilirsiniz.</h4>
<h4>Cilt bakımında kendinize bir gün ayırın ve cildinizi yenilemek için favori cilt maskenizi uygulayın.</h4>
<h4></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/evde-hazirlayabileceginiz-10-yuz-maskesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BB, CC ve DD kremler (renkli nemlendiriciler) yeterli bir makyaj bazı mıdır? Klasik fondötenlerden farkı nedir?</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/bb-cc-ve-dd-kremler-renkli-nemlendiriciler-yeterli-bir-makyaj-bazi-midir-klasik-fondotenlerden-farki-nedir/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/bb-cc-ve-dd-kremler-renkli-nemlendiriciler-yeterli-bir-makyaj-bazi-midir-klasik-fondotenlerden-farki-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2022 04:57:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[bb krem]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1235</guid>
		<description><![CDATA[BB (Beauty Balm/güzellik kremi),  CC  (Color Correction/renk düzenleyici) ve DD (Daily Defense/ yaşlanma karşıtı) kremler, renkli nemlendiriciler ile fondöten arası ürünlerdir. Cildi makyaj ile buluştururlar.  Son yılların en popüler dermakozmetik ürünleridir.  Kozmetik marketlerde satışları  gittikçe patlama şeklinde artmaktadır. “BB krem” hepsi bir arada özellikte bir bakım kremidir;  nemlendirir, korur, kapatır. “CC krem” BB krem özelliklerine...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>BB (Beauty Balm/güzellik kremi),  CC  (Color Correction/renk düzenleyici) ve DD (Daily Defense/ yaşlanma karşıtı) kremler, renkli nemlendiriciler ile fondöten arası ürünlerdir. Cildi makyaj ile buluştururlar.  Son yılların en popüler dermakozmetik ürünleridir.  Kozmetik marketlerde satışları  gittikçe patlama şeklinde artmaktadır.</h4>
<h4>“BB krem” hepsi bir arada özellikte bir bakım kremidir;  nemlendirir, korur, kapatır. “CC krem” BB krem özelliklerine ilave olarak,  cilt tonunu eşitler, aydınlatır. “DD krem”  ise BB ve CC kreme fark atarak;  yaşlanma karşıtı maddeler içerir.  Bu kremler özellikle lekeli, kırmızı, akneli ciltlerde tercih edilir. Cilt yapınıza, yaşam tarzınıza, sosyal yaşantınıza göre fondöten yerine bu kremleri tercih edebilirsiniz.</h4>
<h4>Fondotenler ile bu renkli nemlendiricilerin farkları nelerdir. Fondötenler, nemlendirici ve koruyucu kremler üzerine uygulanırlar. Renkli nemlendiriciler direkt makyaj bazı olarak kullanıldıkları için, daha hafif ve doğal bir his uyandırırlar.  Normal fondötenlerde karşılaşılan önemli bir sorun renk seçimidir. Bu ürünlerin kullanımında cilt daha açık ve doğal bir görünümde olur. Ancak cilt fondöten sürülmüş kadar parlak durmaz; mat görünür.</h4>
<h4>Önemli bir ayrıntı renkli nemlendiricilerin  bir çoğunun cildi yenileme ve antiaging etkinlikte olduğu iddia edilmektedir. Ancak özellikle yaşınız, genetik cilt yapınıza, yaşam tarzınıza göre bu kremlerin yanında bir de yaşlanma karşıtı serum kullanmalısınız. Retinol ve C vitamini ağırlıklı bir serum sabah veya akşam kullanmanız uygun olur.</h4>
<h4>Sonuç olarak fondöteniniz bitmek üzereyse, zamansızlık sorununuz varsa renkli nemlendiricileri deneyebilirsiniz.</h4>
<h4>Ürün seçiminizde ayrıntı ve adres dermatologunuzdur.</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/bb-cc-ve-dd-kremler-renkli-nemlendiriciler-yeterli-bir-makyaj-bazi-midir-klasik-fondotenlerden-farki-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt bakım ürünüzü seçerken akıllı alışveriş yapabilmeniz için 9 ipucu</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/yaslanma-karsiti-cilt-bakim-urununuzu-secerken-nelere-dikkat-etmelisiniz/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/yaslanma-karsiti-cilt-bakim-urununuzu-secerken-nelere-dikkat-etmelisiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2022 04:00:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=617</guid>
		<description><![CDATA[Yaşlanma karşıtı cilt bakım ürünü alışverişine çıktığınızda içinizden “rastgele” diyor olabilirsiniz; çünkü o kadar seçeneğin arasında birine karar vermek güçtür. Size, akıllı alışveriş yapabilmeniz için ipuçları; Alışverişinize güneş kremi ve nemlendiriciyle başlayın. Deri yaşlanmasının engellenmesi için kabul edilen temel prensip; nemlendirme, güneşten korunmadır. Bir diğer değişle, güneşten koruyucu kremler ve nemlendiriciler, en etkin yaşlanma karşıtı...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Yaşlanma karşıtı cilt bakım ürünü alışverişine çıktığınızda içinizden “rastgele” diyor olabilirsiniz; çünkü o kadar seçeneğin arasında birine karar vermek güçtür.</h4>
<h4><span style="color: #800080;"><strong>Size, akıllı alışveriş yapabilmeniz için ipuçları;</strong></span></h4>
<ol>
<li>
<h4>Alışverişinize güneş kremi ve nemlendiriciyle başlayın. Deri yaşlanmasının engellenmesi için kabul edilen temel prensip; nemlendirme, güneşten korunmadır. Bir diğer değişle, güneşten koruyucu kremler ve nemlendiriciler, en etkin yaşlanma karşıtı ürünlerdir. Düzenli kullanımları ile daha sağlıklı ve genç görünümlü bir cilde sahip olabilirsiniz.</h4>
</li>
<li>
<h4> Güneşten koruyucu krem alırken, geniş spektrumlu (UVB/UVA), en az SPF 30 korumalı ve suya dayanıklı özelliklerde olmasına dikkat etmelisiniz. Açık havadayken iki saatte bir güneş kreminizi yenilemelisiniz.</h4>
</li>
<li>
<h4> Yaşlanan cildinizde nokta atışı yapın: En iyi sonuçlara ulaşmanın yolu tek bir soruna odaklanmaktır. Örneğin; kırışıklıklar mı? ya da koyu renkli lekeler mi? sizi rahatsız ediyor. Hiçbir ürün ciltteki yaşlanma belirtilerinin hepsine birden çözüm olamaz. Aksine, birden fazla yaşlanma karşıtı ürün kullanmak cildinizde harabiyet oluşturabilir ve daha yaşlı görünmenize sebep olur.</h4>
</li>
<li>
<h4>Nemlendiricinizi cilt tipinize göre seçin… Günümüzde her derde deva ideal, mucize bir nemlendirici bulunamamıştır. Cildinizi iyi hissetmeniz bile yeterli bir yararlılık olarak kabul edilebilir. Nemlendiricilerin yapılarına bazı özel maddeler ilave edilerek etkinlikleri artırılmaya çalışılır. Retinoidler ve antioksidanlar (vitamin C vb. leri gibi) en etkin aktif bileşiklerdir. İdeal bakım elde etmek için her bir ürünün içeriği ve kullanma sıklığı, kişinin yaşı, deri tipi, mevsim ve iklim özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle gece kullanılan ürünler, gece boyunca cildinizde kalır; vücudunuz dinlenirken, kuruluk ve hasarları onarırlar.</h4>
</li>
<li>
<h4>Beklentileriniz gerçekçi olsun: Aldığınız ürünün bir gecede 10 yaş daha genç görünmenizi sağlayacağı ya da yaşlanmanın tüm belirtilerini hızlı bir şekilde azaltacağı doğru olamayacak kadar güzel; ancak bunların hepsi abartılmış vaatlerdir. Yaşlanma karşıtı cilt bakım ürünlerinin sınırlı faydalar sağlayacağını unutmamak gerekir. Bir kremden yüz germe operasyonu sonuçları vermesini bekleyemezsiniz. “Klinik olarak etkinliği kanıtlanmıştır.” demek, ürünün denenmek üzere tüketicilere verildiği anlamına gelir. Bu, ürünün klinik denemelerden geçtiğini ve ABD Gıda ve İlaç Kurumundan (FDA) onay aldığını ifade etmemektedir.</h4>
</li>
<li>
<h4>Belirlediğiniz fiyat aralığına uygun bir ürün seçin: Bir ürünün pahalı olması daha iyi olduğu anlamına gelmez. Hiç tereddüt etmeden ifade edilebilir ki; tüm fiyat aralıklarında iyi ve kötü ürünler vardır. Ürünün daha fazla pahalı olması mutlaka daha iyi bir ürün olduğu anlamına gelmez, hatta çoğu zaman çok kötü bir ürün alıyoruz demek bile olabilir.</h4>
</li>
<li>
<h4>Ürün etiketini okuyun ve seçiminizi ürünün aşağıdakilerin tümünü sunup sunmamasına göre yapın: “Hipoalerjenik” tir etiketi, bir ürünün allerjiye neden olan hiçbir madde içermediği şekilde test edildiği ve yine ürünün allerjik ya da duyarlı bireyler tarafından tolere edilebileceği anlamına gelmektedir. Ürün buna rağmen alerjik reaksiyona sebep olabilir; ama yine de risk daha azdır. “Komadojenik olmayan” (Non-komedojenik veya non-aknejenik), yani akneye sebep olmayan veya gözenekleri kapatmayan özellik olduğu iddiası da sık rastlanılan yanlışlardandır. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde bu ifadeler için düzenlenmiş herhangi bir standart veya onaylama yoktur. Yoğun, hatta en yağlı nemlendiricilerin etiketleri bile, “gözenekleri tıkamaz” diye iddiada bulunabilirler. Ayrıca birçok madde “yağlı” olarak etiketlenmediği halde cildi yağlı hale getirebilir.</h4>
</li>
<li>
<h4> Sonuçları maksimum seviyeye çıkarın</h4>
</li>
<li>
<h4>Ürününüzü seçtikten sonra, dermatologunuzun sizinle paylaştığı bilgileri dikkate alarak kullanınız. Böylece, ürünün en yüksek düzeyde etki göstermesini sağlayabilirsiniz.</h4>
</li>
</ol>
<h4>Ayrıntı ve adres dermatoloğunuzdur</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/yaslanma-karsiti-cilt-bakim-urununuzu-secerken-nelere-dikkat-etmelisiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz çevresinin EN’ lerini biliyor musunuz?</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/goz-cevresinin-en-lerini-biliyor-musunuz/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/goz-cevresinin-en-lerini-biliyor-musunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2022 06:00:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[göz çevresi estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1181</guid>
		<description><![CDATA[Yüz cildimizin EN ince ve EN hassas bölgesi EN sık mimik yaptığımız bölge; günde yaklaşık 14.000 defa göz kırpma hareketi yaparız.  Ruhsal durumumuzu, sevincimizi, kızgınlığımızı, uykusuzluğumuzu, sağlığımızı ve geçen yılların izlerini EN çok yansıtır. Zararlı çevresel etkenlere (güneş, sigara dumanı, hava kirliliği vb), makyaj ve makyaj temizleme işlemine EN duyarlı ve EN çok yıpranan bölge...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>
<h4>Yüz cildimizin <strong>EN</strong> ince ve <strong>EN</strong> hassas bölgesi</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>EN</strong> sık mimik yaptığımız bölge; günde yaklaşık 14.000 defa göz kırpma hareketi yaparız.</h4>
</li>
<li>
<h4> Ruhsal durumumuzu, sevincimizi, kızgınlığımızı, uykusuzluğumuzu, sağlığımızı ve geçen yılların izlerini <strong>EN</strong> çok yansıtır.</h4>
</li>
<li>
<h4>Zararlı çevresel etkenlere (güneş, sigara dumanı, hava kirliliği vb), makyaj ve makyaj temizleme işlemine <strong>EN</strong> duyarlı ve <strong>EN</strong> çok yıpranan bölge</h4>
</li>
<li>
<h4>Kılcal damarların <strong>EN</strong> belirgin olduğu bölgedir. Bu bariziyet mor renkli halkalar ve torbalanmalar şeklinde görünebilir.</h4>
</li>
</ul>
<h4>Bütün bu sebeplerle <strong>EN</strong> çok özel bakım ürünleri (temizleyici, nemlendirici, maskeler vb.) ve medikal estetik uygulamalar (botoks, hiyaluronik asit enjeksiyonu, mezoterapi, fokuslu ultrason vb) gerektirir.</h4>
<h4><strong> </strong>Ayrıntı ve adres dermatologunuzdur.</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/goz-cevresinin-en-lerini-biliyor-musunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akneli cilde makyaj yapılır mı?</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/akneli-cilde-sahip-olmak-dunyanin-sonu-degildir-makyajdan-kacinmaniza-gerek-yoktur/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/akneli-cilde-sahip-olmak-dunyanin-sonu-degildir-makyajdan-kacinmaniza-gerek-yoktur/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2022 10:18:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[akne]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>
		<category><![CDATA[make-up]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[mineral makyaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=326</guid>
		<description><![CDATA[Güzellik kendini iyi hissetmektir. Güzel görünen cilt kişiye öz güven kazandırır. Yüzdeki akneler kişiye stres kaynağıdır.  Dermatologunuza danışarak, doğru ürünler kullanmak kaydıyla kapatıcılar cilde  yararlı olabilir. Yüzde makyaj olduğu için akneler ellenmez. Tahriş edilmeyen cildin tedavisi daha kolay ve etkili olur. Ancak makyajdan önce ve sonra cilt çok iyi temizlenmeli ve uygun bir nemlendirici ile beslenmelidir.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h3>Güzellik kendini iyi hissetmektir.</h3>
<h3><span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_lblICERIK">Güzel görünen cilt kişiye öz güven kazandırır. Yüzdeki akneler kişiye stres kaynağıdır. </span></h3>
<h3>Dermatologunuza danışarak, doğru ürünler kullanmak kaydıyla kapatıcılar cilde  yararlı olabilir. Yüzde makyaj olduğu için akneler ellenmez. Tahriş edilmeyen cildin tedavisi daha kolay ve etkili olur.</h3>
<h3>Ancak makyajdan önce ve sonra cilt çok iyi temizlenmeli ve uygun bir nemlendirici ile beslenmelidir.</h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/akneli-cilde-sahip-olmak-dunyanin-sonu-degildir-makyajdan-kacinmaniza-gerek-yoktur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cildiniz sonbahara hazır mı?  Top 10 öneri</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/cildiniz-sonbahara-hazir-mi-top-10-oneri/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/cildiniz-sonbahara-hazir-mi-top-10-oneri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Oct 2019 05:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1088</guid>
		<description><![CDATA[Sıcak, güneşli yaz günlerinin ardından yapraklar sararmaya, kurumaya, iklim soğumaya başladı. Cildiniz bu hava değişiminden etkilenecektir. 1. Yazın sıcak ve rutubetli havası, ter ve yağ bezlerinin aşırı çalışması sonucu gözenekleriniz dolar, ölü cilt hücreleri birikir. Cilt tipinize uygun bir temizleyici kullanın. Gerekiyorsa profesyonel yardım alın. Cilt bakımı veya kimyasal peeling uygulatın. 2. Güneşin etkisiyle kuruyan...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Sıcak, güneşli yaz günlerinin ardından yapraklar sararmaya, kurumaya, iklim soğumaya başladı. Cildiniz bu hava değişiminden etkilenecektir.</h4>
<h4>1. Yazın sıcak ve rutubetli havası, ter ve yağ bezlerinin aşırı çalışması sonucu gözenekleriniz dolar, ölü cilt hücreleri birikir. Cilt tipinize uygun bir temizleyici kullanın. Gerekiyorsa profesyonel yardım alın. Cilt bakımı veya kimyasal peeling uygulatın.</h4>
<h4>2. Güneşin etkisiyle kuruyan cildinizi nemlendirin. Cilt tipinize uygun, hücresel onarımı &amp; koruyucu bariyerini yenileyen, ultraviyole radyasyonundan koruyan nemlendiriciler kullanın. İyi nemlenmiş cilt, kırışıklık gelişmesine karşı daha dirençlidir. Güneş ışınlarının kurutucu etkilerine karşı ve kış aylarına hazırlık için nem aşısından yararlanın.  Uzun süreli nem, ışıltı veren, antioksidan etkili olan nem aşısı ile cildinizi besleyin.</h4>
<h4>3. Mimik kaslarınızı aşırı kullanmayın. Yüz kaslarınızı gevşetin, daha relaks görünün…Kaş arası çatık çizgilerinize, alın yatay mimik çizgilerinize ve kaşlarınızı hafif kaldırmak için botox enjeksiyonları yaptırın.</h4>
<h4>4.  Bol su için. Cildinizin nemini desteklemek ve biriken toksinlerden arınmak için en etkin yol bol su tüketmektir.</h4>
<h4>5. Ultraviyole ışınlarının cildinize verdiği zararlara karşı cildinize detoks diyeti yapın. A, C ve E vitaminleri gibi “network” antioksidan serumlar ve maskeler kullanın. Böylece, dış ortamın etkilerine maruz kalan cildinizi onarın, renk farklılıklarını eşitleyin.</h4>
<h4>6. Sigarayı bırakın. Sigara kullanımının cildinize en çok zarar veren etkenlerden biri olduğunu unutmayın. Cildi yaşlandıran, nem ve yağ dengesini kaybetmesine neden olan, üstelik cildin rengini değiştirerek mat ve cansız hale getiren sigarayı hayatınızdan çıkarın.</h4>
<h4>7. Alkol, gazlı ve aşırı kafeinli içecekler tüketmeyin. Cildinizden su kaybına neden olurlar</h4>
<h4>8. Beslenmenize dikkat edin. Yeterli, dengeli (az yağlı ve kalorili) ve doğal beslenin. Güzel bir cilde sahip olmak için vücudunuzun yeterli vitamin ve minerale sahip olması gerekir. Koyu yeşil, kırmızı, turuncu sebze ve meyve ağırlıklı beslenin. Meyve ve sebzelerin renginden sorumlu pek çok madde güçlü antioksidanlardır. En ideali diyetisyeninizden beslenme desteği almaktır. Gerekiyorsa antioksidan, mineral ve vitamin destekleri kullanın.</h4>
<h4>9. Vücut ağırlığınızı kontrol altında tutun. Aşırı kilo alıp, vermeyin… Aşırı zayıflama diyetleri deride gevşeme ve sarkmalara; tersine aşırı şişmanlama durumu da deride aşırı gerilme ile elastik lif yapısında bozulmalara neden olur.</h4>
<h4>10. Hayata gülümseyin… Gülümseme hareketi gıdık kaslarınızı çalıştırmanızın en ucuz, en hızlı ve en güvenli yoludur.</h4>
<h4>Hedefinizi belirleyin… Uygun ürün/yöntem seçimi için dermatologunuzdan yardım alın!</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/cildiniz-sonbahara-hazir-mi-top-10-oneri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Retinol &amp; retinol içeren cilt bakım ürünleri</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/retinol-retinol-iceren-cilt-bakim-urunleri/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/retinol-retinol-iceren-cilt-bakim-urunleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 May 2019 06:17:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=633</guid>
		<description><![CDATA[A vitamini, yaşlanma sürecinin “savaşçı molekül”ü, cildinizin “Best friend”i, en etkili gece kremi&#8230; Yapılan bilimsel araştırmalarla, en etkili kırışıklık önleyici ve güneşe bağlı oluşan hasarı tamir edici molekül olarak, etkinliği kanıtlanmıştır. Bu nedenle, yaşlanma sürecinde “savaşçı molekül” olarak tanımlanmış; tedavide “altın standart” olarak kabul edilmiştir. Etkin sonuçları görebilmek için uzun süreli kullanım gereklidir. Retinol içeren...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>
<h4><em>A vitamini, y</em><em>aşlanma sürecinin “savaşçı molekül”ü, c</em><em>ildinizin “Best friend”i, e</em><em>n etkili gece kremi&#8230;</em></h4>
</li>
</ul>
<h4>Yapılan bilimsel araştırmalarla, en etkili kırışıklık önleyici ve güneşe bağlı oluşan hasarı tamir edici molekül olarak, etkinliği kanıtlanmıştır. Bu nedenle, yaşlanma sürecinde “<span style="color: #800080;">savaşçı molekül</span>” olarak tanımlanmış; tedavide <span style="color: #800080;">“altın standart”</span> olarak kabul edilmiştir. Etkin sonuçları görebilmek için uzun süreli kullanım gereklidir.</h4>
<h4>Retinol içeren ürünler, hücre yenilenme hızını ve yapılanmasını artırır. Yeni kolajen sentezini uyararak, yaşlanma belirtilerini tersine çevirir. İnce çizgi ve kırışıklıkları azalır, pürüzsüz bir cilt dokusu oluşturur ve renk farklılıklarını giderir.</h4>
<h4>Retinol, ciltte güneş ışınlarına karşı hassasiyete sebep olduğundan, geceleri kullanılmalıdır. Kuru cilde, bir mercimek büyüklüğünde uygulanmalıdır. Eğer hassasiyet olursa üzerine 5-10 dakika sonra hiyaluronik asitli bir nemlendirici sürülebilir. Sabah güneş koruyuculu bir nemlendirici ile tedavi desteklenmelidir. Tavsiye edilen kullanım sıklığı cilt türüne ve etken madde yoğunluğuna göre değişir. Genellikle, başlangıçta iki gecede bir uygulama, ardından cildin toleransı iyi ise günlük kullanıma geçilebilir.</h4>
<h4><span style="color: #800080;">Ultraviyoleye bağlı ciltteki yaşlanma sürecinin bir adım önünden mi gitmek istiyorsunuz?</span><br />
<span style="color: #800080;"> Lekelenmelerden mi şikayet ediyorsunuz?</span><br />
<span style="color: #800080;"> Cildiniz eskisi gibi parlamıyor mu?</span><br />
<span style="color: #800080;"> Retinol içeren dermakozmetik bir ürün kullanın.</span><br />
<span style="color: #800080;"> Ayrıntı ve tedavinin adresi dermatologunuzdur.</span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/retinol-retinol-iceren-cilt-bakim-urunleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
