<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doç. Dr. Alev Eken - Deri Hastalıkları Uzmanı &#187; cilt</title>
	<atom:link href="https://www.aleveken.com/tag/cilt/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aleveken.com</link>
	<description>Deri Hastalıkları Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 May 2026 09:30:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=4.0</generator>
	<item>
		<title>Cilt İçin Hangi Besin Takviyeleri Gerekli? Gerçekten Vitamin Almaya Değer mi?</title>
		<link>https://www.aleveken.com/genel/cilt-icin-hangi-besin-takviyeleri-gerekli-gercekten-vitamin-almaya-deger-mi/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/genel/cilt-icin-hangi-besin-takviyeleri-gerekli-gercekten-vitamin-almaya-deger-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 08:03:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[#güzellikalfabesi #vitamin #beslenmedesteği #ciltsağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[#güzellikiçtenbaşlar #longevity #dermatologanlatıyor]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.aleveken.com/?p=4227</guid>
		<description><![CDATA[Birçok kişi “vitamin takviyesi gereksizdir, yeterince besleniyorsak gerek yok” düşüncesindedir. Ancak, sağlık ve beslenmeye bütünsel bakmak gerekir. Tüm takviyeleri “vitamin” olarak genellemek doğru değildir; örneğin omega-3, D vitamini, B12 veya multivitamin-mineral destekleri birbirinden farklıdır. Takviyeler vücutta kullanıldıktan sonra atılır; tıpkı arabanın yakıtını tüketip yeniden doldurmak zorunda kalması gibi, bu destekler de sürekli alınmalıdır. Kime, ne...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;">Birçok kişi “vitamin takviyesi gereksizdir, yeterince besleniyorsak gerek yok” düşüncesindedir. Ancak, sağlık ve beslenmeye bütünsel bakmak gerekir. Tüm takviyeleri “vitamin” olarak genellemek doğru değildir; örneğin <strong>omega-3</strong>, <strong>D vitamini</strong>, <strong>B12</strong> veya <strong>multivitamin-mineral</strong> destekleri birbirinden farklıdır.</span></h3>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;">Takviyeler vücutta kullanıldıktan sonra atılır; tıpkı arabanın yakıtını tüketip yeniden doldurmak zorunda kalması gibi, bu destekler de sürekli alınmalıdır.</span></h3>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;"><strong>Kime, ne kadar gerekir?</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;">Bilimsel olarak günlük önerilen miktarlar (örneğin X mg/gün) belirlenmiştir; ancak bunlar <strong>kişiye özel</strong> olarak değişir. Yaş, kilo, yaşam tarzı, fiziksel aktivite, sağlık durumu, hamilelik, hastalıklar gibi faktörlere göre ihtiyaç farklıdır. Bu yüzden doğru doz <strong>doktor tarafından belirlenmelidir.</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;"><strong>Gerçekten doğal yaşıyorsanız belki gerekmez</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;">Eğer tamamen doğal, temiz toprakta yetişmiş gıdalarla besleniyor, toksinlerden uzak yaşıyor, düzenli uyuyor, stresten uzak duruyor ve güneş ışığı alıyorsanız takviyeye ihtiyaç olmayabilir.</span><br />
<span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;"> Ancak modern yaşam koşullarında bu şartları karşılayan çok az kişi vardır.</span></h3>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;"><strong>Gıdalar eskisi kadar besleyici değil</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;">Toprak ve tarım yöntemleri değişti; endüstriyel üretim, erken hasat, uzun taşınma ve depolama, pişirme gibi işlemler <strong>besin değerini ciddi şekilde azaltıyor.</strong></span><br />
<span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;"> Örneğin:</span></h3>
<ul>
<li>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;">B12 vitamini sindirimde emilemeyebilir.</span></h3>
</li>
<li>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;">Ispanak, brokoli gibi sebzeler ısıya maruz kaldığında antioksidanlarını kaybeder.</span></h3>
</li>
</ul>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;">Sonuçta besinler “görünüşte aynı” olsa da, içerdikleri <strong>vitamin ve antioksidan miktarları çok daha düşük.</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;"><strong>Sonuç</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;">Modern yaşamda çoğu insan için <strong>besin takviyesi almak gereklidir</strong>, ancak hangi takviyenin, hangi dozda, ne kadar süreyle alınacağı <strong>kişisel değerlendirme ve doktor kontrolü</strong> ile belirlenmelidir.</span></h3>
<h3><span style="font-family: 'times new roman', times; font-size: 12pt;"> </span></h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/genel/cilt-icin-hangi-besin-takviyeleri-gerekli-gercekten-vitamin-almaya-deger-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kirli bir dünyada yaş almak “Atmosferik Cilt Yaşlanması”</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-tek-dusmani-gunes-degildir-artik-hava-kirliligi-de-cildinizi-tehdit-ediyor/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-tek-dusmani-gunes-degildir-artik-hava-kirliligi-de-cildinizi-tehdit-ediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 08:00:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[atmosferik yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[cilt temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[erkek kozmetolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1163</guid>
		<description><![CDATA[Atmosferdeki kirlilikler yalnızca çevreyi etkilemiyor; cildinizi de tehdit ediyor. Cilt tonunda farklılıklar, lekeler, ışıltı ve nem kaybı, sivilcelenme, yaşlanmanın hızlanması, hatta cilt kanseri bu etkilerden bazıları. Yapılan bir araştırmada 24 yıl boyunca şehirde ve kırsal kesimde yaşayan kadınlar karşılaştırılmış ve bunun sonucunda daha fazla kirli havaya maruz kalan kadınlarda daha fazla siyah nokta, leke ve...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4><em>Atmosferdeki kirlilikler yalnızca çevreyi etkilemiyor; cildinizi de tehdit ediyor. Cilt tonunda farklılıklar, lekeler, ışıltı ve nem kaybı, sivilcelenme, yaşlanmanın hızlanması, hatta cilt kanseri bu etkilerden bazıları. </em></h4>
<h4><em>Yapılan bir araştırmada 24 yıl boyunca şehirde ve kırsal kesimde yaşayan kadınlar karşılaştırılmış ve bunun sonucunda daha fazla kirli havaya maruz kalan kadınlarda daha fazla siyah nokta, leke ve kırışıklık olduğu görülmüş. Artık, cilt yaşlanmasının  tek suçlusu güneş değildir; çünkü hava kirliliği de cildimiz için  kendi ellerimizle oluşturduğumuz bir “afet ”&#8217;gibidir.</em></h4>
<h4><em> </em><em>Dünya Sağlık Örgütü, atmosferik (hava) kirliliği, “atmosferin doğasını değiştiren herhangi bir kimyasal, fiziksel veya biyolojik toksin tarafından dış ve iç  ortamların kirlenmesi&#8221; olarak tanımlıyor. Sonuçta bizi çevreleyen hava saf ve temiz olmaktan çok uzak. Dünya nüfusunun neredeyse tamamı (% 90) günlük kirlilik yaşamaktadır. Her yıl 2 bin yeni  çevresel toksin dünyaya tanıtılıyor.  Bu toksinlerin çoğu sözde yiyeceklerimizi “koruyucu” amaçla kullanılan katkı maddelerinde, böcek ilaçlarında olmakla birlikte;  soluduğumuz havada, giydiğimiz kıyafetlerde, deterjanlarda, kozmetik ürünlerde, içtiğimiz suda, sigara, alkol ve her yerde bulunur. Adeta bir toksin havuzunda yüzmekteyiz.  Bütün bu toksin/atıklar; hücrelerimize, organlarımıza, cildimize, hatta eşsiz yaşam şifremiz olan DNA&#8217;larımıza zarar verir.</em></h4>
<h4><em> D</em><em>uman, is, asit, sigara, küf, polen, ağır metal, endüstriyel atıklar, egzoz, pestisitler, herbisit, dijital teknoloji, enerji santralleri  gibi  kirletici maddeler mikroskobik boyutlarda atmosfere salınır. Cildimiz  atmosfer ile ara yüz oluşturur. Kirli hava cildimizle temas ettiğinde yalnızca cilt yüzeyinde kalmayıp ciltteki gözeneklerden, kıl, saç diplerinden cildin en alt tabakalarına, hücrelere hatta DNA’ larımıza kadar zarar ulaşır</em><em>. Kollajenleri,  lipitleri parçalar; koruyucu bariyer özelliklerini, fonksiyonlarını bozar. Cilt nemini, esnekliğini,  sıkılığını  kaybeder; yaşlanır, hastalanır.</em></h4>
<h4><em> </em><strong>Atmosferik kirliliğin zararlı ve uzun süreli yaşlanma etkisini önlemek için; </strong><em>Cildinizi iyi temizleyin, antioksidan koruması altına alın, cilt bariyerini güçlendirecek kozmetik ürün ve uygulamalardan yararlanın.  </em></h4>
<h4> 1. Cildinizi iyi temizleyin</h4>
<h4>Cilt sağlığını korumanın en önemli ve ilk adımı temizliktir.  Ancak birçoğumuz bunu tam olarak yapabiliyor muyuz? Cilt temizliğinde sadece su yetmez; cildi çevresel kirliliklerden temizlemez.  Sabahları cildinizi güne hazırlamak için yüzünüzü hassas bir temizleyici ile yıkayın. Yağlı cilde sahip olanlar daha güçlü bir temizleyici kullanabilirler. Geceleri ise daha derin ve tercihen iki kez  temizleme gerekir.  İlki cildinizde gün içinde biriken yağ, kir, ölü hücrelerden, makyaj kalıntılarından temizlemek; ikincisi ise toksin ve çevresel  kirliliklerden  cildinizi arındırmak, dengelemek ve asıl bakıma hazırlamaktır.  Cildinizi çok ovalamadan, kuruluk ve tahrişe sebep olmadan parmak uçlarınızla hafif masajla temizleyebilirsiniz.  Elektronik yüz fırçaları, özellikle is, duman gibi gün içinde biriken yapışkan kirliliklerin temizlenmesi için daha etkili olabilir.</h4>
<h4>Bir kirleticiyi cildinize yapışan ve zehirli kimyasallar yaymaya devam eden henüz sönmemiş sigara izmariti gibi düşünün. Basit bir yıkama yeterli olmayabilir;  peeling uygulaması eklenebilir. Cildinizin hassasiyet durumuna göre peeling tipini, sıklığını ayarlayabilirsiniz. Son olarak, özellikle de büyük şehirde yaşıyorsanız, bir pamuk yardımıyla cildinize tonik uygulayın ve geride kalmış olabilecek kirlilikleri de  temizleyin.</h4>
<h4> 2. Antioksidanlar ile cildinizi koruna altına alın</h4>
<h4>Hava kirliliği cildinizin içine işlediğinde, oldukça değişken moleküllerden oluşan serbest radikaller yaratır. Serbest radikaller, yaşlanma sürecinin kilit oyuncularıdır. Bir odada zıplayan tenis topu gibi gelişi güzel hareket ederek etrafına zarar verir. Cildimizde de cildimizin en önemli destek proteini olan kolajene, elastine ve hatta eşsiz genetik şifresi olan DNA’sına zarar verirler. Tüm bu zarar leke ve ince çizgiler olarak kendini gösterir.</h4>
<h4>Antioksidanlar, başka değişle panzehirlerdir. Serbest radikalleri nötr hale getirip ciltteki tahrip edici etkileri azaltabilir.  En önemli antioksidanlar, genel olarak A, C ve E vitaminleri, DMAE, alfa-lipoik asit, selenyum gibi mineraller vb. ile bitkisel antioksidan (resveratrol, likopen, lutein, soya izoflavonları, yeşil çay, üzüm çekirdeği, vb.)’lardır.</h4>
<h4> Cildin korunmasına yardımcı olmak için sabah cildi temizledikten sonra antioksidan içeren bir serum uygulayın, gece de aynı işlemi uygularsanız cildin kendini onarma sürecini desteklemiş olursunuz. İlaveten, koyu renkli meyveler, yeşil yapraklı ve taneli sebzeler gibi antioksidan açısından zengin besinler tüketmelisiniz; çünkü bu besinler cildin kendini onarma potansiyelini arttırması açısından önemlidir.</h4>
<h4>Cilt bakım ürünleri arasında A vitamini “altın standart”,  cildin sigortası denilebilecek C vitamini ise “gümüş standard. Kombinasyon halinde kullanıldığında, “ikili koruma” etkisiyle çevresel saldırganların neden olduğu erken yaşlanma belirtilerine karşı daha güçlü koruma sağlarlar. Ancak, kullanacağınız  cilt bakım ürünlerini seçmeden önce, hangi antioksidanın atmosferik yaşlanmaya karşı size en iyi korunmayı sağlayacağını öğrenmek için dermatologunuza danışın.</h4>
<h4> 3. Cildinizde koruyucu bariyer oluşturun</h4>
<h4>Her sabah en az SPF 30, tercihan mineral koruyucu içeren, renklendirilmiş  güneş kremi kullanın. İnsanların sebep olduğu hava kirliliği yalnızca cildi doğrudan etkilemekle kalmayıp ozon tabakasının aşınmasına da yol açıyor. Ozon tabakası ise bizi güneşin zararlı etkilerinden bir kalkan gibi koruduğu için, bu tabakanın aşınması yüzünden artık soğuk, bulutlu havalarda bile güneşin etkilerine maruz kalıyoruz. Akşam. cildin  bariyer   gücünü artırıcı, hiyalüronik asit, pantenol, seramid gibi aktif bileşenli yoğun nemlendiriciler, kollajen sentezini arttırıcı, onarıcı ürünler kullanın.</h4>
<address> <span style="font-size: 8pt;">Kaynaklar;</span></address>
<address><span style="font-size: 8pt;"><em>doi: 10.1016/j.jid.2017.01.034</em></span></address>
<address><span style="font-size: 8pt;"><em>doi.org/10.1111/jocd.12092</em></span></address>
<address> </address>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> </span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-tek-dusmani-gunes-degildir-artik-hava-kirliligi-de-cildinizi-tehdit-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğuk &amp; kuru hava cildinize zarar verir… Kolayca uygulayabileceğiniz  küçük değişiklikler ile önleminizi alabilirsiniz…</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/soguk-kuru-hava-cildinize-zarar-verir-kolayca-uygulayabileceginiz-kucuk-degisiklikler-ile-onleminizi-alabilirsiniz/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/soguk-kuru-hava-cildinize-zarar-verir-kolayca-uygulayabileceginiz-kucuk-degisiklikler-ile-onleminizi-alabilirsiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Dec 2018 05:09:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>
		<category><![CDATA[kuru cilt]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk hava]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1160</guid>
		<description><![CDATA[Mevsim değişikliklerinde cildiniz ne olduğunu anlayamayabilir; ışıltısını, nemini kaybeder. Özellikle de ılık yaz aylarından soğuk, rüzgarlı, kuru kış aylarına geçiş genelde cildinizin mat ve olduğundan daha yaşlı görünmesine sebep olur. Zaman zaman akne ve egzama gibi cilt problemlerinin görülmesi de kışın ciltte yarattığı etkiler nedeniyle olabilir. Mevcut cilt bakımı  rutininizde  yapacağınız birkaç değişiklik ve edineceğiniz...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Mevsim değişikliklerinde cildiniz ne olduğunu anlayamayabilir; ışıltısını, nemini kaybeder. Özellikle de ılık yaz aylarından soğuk, rüzgarlı, kuru kış aylarına geçiş genelde cildinizin mat ve olduğundan daha yaşlı görünmesine sebep olur. Zaman zaman akne ve egzama gibi cilt problemlerinin görülmesi de kışın ciltte yarattığı etkiler nedeniyle olabilir. Mevcut cilt bakımı  rutininizde  yapacağınız birkaç değişiklik ve edineceğiniz birkaç yeni alışkanlık, kuru ve soğuk havanın cildinizde yaratacağı sıkıntılarla başa çıkmanızı sağlar; cildiniz  yıl boyu ipeksi bir pürüzsüzlük ile devam eder.</h4>
<h4>Soğuk &amp; kuru havalarda kolayca uygulayabileceğiniz cilt bakımı ipuçları:</h4>
<ol>
<li>
<h4><strong> Isıtmayı abartmayın.</strong>Soğuk kış havalarında iç mekanların ısıtılması aslında doğal bir ihtiyaçtır; ama iç mekanlarda termostatın seviyesinin iyice yükselmesi havanın kurumasına, cildin de çok daha fazla kurumasına yol açar. Sonuç olarak cildiniz kaşınır, kurur, pul pul dökülür ve kendinizi rahatsız hissedersiniz.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Yaşadığınız ortamları nemlendirin.</strong>Nem derecesini %45-55 arasında ayarlayın ve cildinizin kurumaması için havaya yeterli nemi kazandırın. Yaşadığınız ortamlarda soğuk buhar aleti kullanın;  nemli havlu, su dolu bir kap yerleştirin.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Duş zamanını kısıtlayın.</strong>Soğuk sabahlarda şöyle uzun sıcak bir duş, kendinizi cennette hissettirebilir. Ancak, ciltteki su ve doğal yağları da alıp götürür, cildinizi kurutur.  Banyo veya duş zamanınızı günde sadece bir kez ve 5 dakika ile sınırlayın.  Su sıcaklığı vücut ısısı sıcaklığında ya da ılık olmalıdır. Aşırı sıcak ve soğuk sular, vücudumuzun koruyucu lipit tabakasını bozar.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Sert sabunlardan kaçının.</strong> Kişisel bakımınızda, pH 5.5 olan yumuşak bir sabun veya jel/sıvı temizleyiciler kullanın;  kullandığınız miktarı da en aza indirin. Bol ılık suyla ciltten uzaklaştırın. Deodorantlı ve anti bakteriyel sabunlar cildinize çok sert gelebilir ve cildinizin doğal nem bariyerini etkilerler.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Yoğun içerikli nemlendirici kullanın.</strong>Duştan sonra vücudunuzdaki suyu havluyla sertçe silmek yerine suyun sadece emilmesini sağlayın. Daha sonra cildiniz hala nemliyken bir nemlendirici sürün. Hem ölü cilt hücrelerinin nazikçe ciltten atılmasını sağlayan hem de nemi hapseden bir formül tercih edin. Kışın, losyondan ziyade krem kullanın ve içeriğinde seramid, squalen, hiyaluronik asit olmasına dikkat edin. Seramidler cildin dış tabakasında doğal olarak bulunur ve nemin muhafaza edilmesinde ve cildin nem bariyerinin tazelenmesinde etkilidir. En az günde bir kez düzenli olarak uygulamak gereklidir. Ayrıca, dışarı çıkarken, deri baryerini korumak için, cildinizi nemlendirin. Soğuk, kuru ve rüzgarlı havalarda nemlendiricileri (gündüz güneşten koruyuculu)  dışarı çıkmadan 20-30 dakika önce uygulayın, yağlı kremleri tercih edin. Soğuk havalarda su içeriği fazla olan ürünler sürüp, hemen soğuk havaya çıkarsanız ıslak deride kuruma artacaktır. Cildinize hiçbir şey sürmeden öylece dışarı çıkarsanız, rüzgâr ve soğuk yüzünden cildinizde çok küçük çatlaklar oluşur ve bu da kızarıklığa, cildinizin kurumasına ve hasara ( eksema) yol açar.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Ellerinize ekstra ilgi gösterin.</strong>Ellerinizi her yıkamadan sonra nemlendirin. Bildiğimiz el antiseptikleri yerine içinde nemlendirici ya da losyon olan kombinasyonlu el antiseptikleri kullanın.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Ayak tabanı ve topuklarınızı yumuşatın.</strong>Kullandığınız vücut losyonu ayak bakımı için yeterli olmayabilir. Sert, kuru ayak derisinde etkili olabilecek daha yoğun bir krem faydalı olacaktır.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Yüzünüze daha az peeling yapın.</strong>Cildinizi tahriş etmemek için peeling ve maske uygulamalarını daha az sıklıkta yapın. Daha çok nemlendirici ve vitamin içeren maskeler kullanın.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Seçiminizi her zaman parfüm ya da boya içermeyen ürünlerden yana kullanın.</strong>Parfüm ya da boya içermeyen ürünler kullanırsanız günlük cilt bakım ürünlerinde sıklıkla görülen tahriş edici maddelerden de kaçınmış olursunuz.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Giysileriniz yumuşak olsun.</strong> Açıkta kalan cildinizi soğuk, rüzgar ve kuru havadan eşarp, şapka ve eldiven gibi giysilerle koruyun. Giysiler, soğuk ve kuru havanın ciltten nem çekmesini engeller. Cildinizle doğrudan temas edecek yün ya da polyester gibi aşındırıcı, tahriş edici, kaşındıran kumaşlardan kaçının. Özellikle de cildinizle doğrudan temas halinde ise, pamuk gibi yumuşak kumaşları tercih etmeniz gerekir.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Beslenmenize dikkat edin.</strong>Yüksek antioksidan içerikli koyu renkli meyve ve sebzeler (ıspanak, kırmızı lahana, balkabağı, nar iyi seçeneklerdir) ve omega-3 yağ asitlerinden zengin gıdalarla (büyük balıklar özellikle somon, zeytin ve zeytin yağı, fındık  ve ceviz gibi yağlı tohumlar, keten tohumu, omega 3 kaynaklı yumurtalar) beslenin ya da besin takviyesi olarak omega-3 içeren ürünler kullanın.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Bol su için.   </strong>Ortalama, 20 kg vücut ağırlığına karşı 1 litre su tüketin. Suyunuzun pH seviyesine dikkat edin; pH 7 ve üzeri suları tercih edin.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> Sigara ve alkol tüketmeyin. </strong>Sigara ve alkolün kendisi cildinizi daha da kurutur. Sigara içilen yerlerde bulunmayın.</h4>
</li>
</ol>
<h4>İnatçı, kuru cildiniz size çok rahatsızlık vermeye başladıysa, profesyonel yardım almayı deneyin. Dermatoloğunuz cilt tipinizi analiz edip size özel bir bakım programı oluşturabilir. Bazı durumlarda aşırı kuru cilt, diyabet, böbrek sorunları ya da tiroidin az çalışması gibi daha ciddi bir sağlık sorununun belirtisi olabilir.</h4>
<h4></h4>
<h4><strong> </strong></h4>
<h4><strong> </strong></h4>
<h4><strong> </strong></h4>
<h4><strong> </strong></h4>
<h4><strong> </strong></h4>
<h4><strong> </strong></h4>
<h4><strong> </strong></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/soguk-kuru-hava-cildinize-zarar-verir-kolayca-uygulayabileceginiz-kucuk-degisiklikler-ile-onleminizi-alabilirsiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Probiyotik güzellik</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/dikkat-sindirim-sisteminiz-sacinizin-ve-cildinizin-buyudugu-bir-toprak-gibidir/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/dikkat-sindirim-sisteminiz-sacinizin-ve-cildinizin-buyudugu-bir-toprak-gibidir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2016 06:05:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1155</guid>
		<description><![CDATA[Eğer ışıltılı ve parlak bir cilt istiyorsanız,  sadece dışarıdan sürülen kremlerle düşlerinizdeki kusursuzluğa ulaşmanız mümkün değildir.  Çünkü, kötü çevre koşulları, toksinler, stres, genetik değişimler bağırsak florasını olumsuz etkileyerek,  obesite, depresyon, cilt hastalıkları (eksema, akne) gelişme riskini %57 oranında arttırıyor (JAMA-2015).  Yapılan araştırmalar &#8220;Beyin-cilt-bağırsak&#8221; gibi organlar arasında adeta kablosuz ağ bağlantısının var olduğu destekliyor. Sonuçlara göre,...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Eğer ışıltılı ve parlak bir cilt istiyorsanız,  sadece dışarıdan sürülen kremlerle düşlerinizdeki kusursuzluğa ulaşmanız mümkün değildir.  Çünkü, kötü çevre koşulları, toksinler, stres, genetik değişimler bağırsak florasını olumsuz etkileyerek,  obesite, depresyon, cilt hastalıkları (eksema, akne) gelişme riskini %57 oranında arttırıyor (JAMA-2015).  Yapılan araştırmalar &#8220;Beyin-cilt-bağırsak&#8221; gibi organlar arasında adeta kablosuz ağ bağlantısının var olduğu destekliyor. Sonuçlara göre, günlük belirli dozda probiyotiklerin alınmasının cilt sağlığı üzerinde etkili olduğunu, bağırsakta dost bakterilerin oluşmasını sağladığını ve stres kaynaklı cilt lezyonlarını azalttığını (sivilce-akne), saç yaşam döngüsünü hızlandırdığını göstermektedir.</h4>
<div class="mdl-tooltip" data-upgraded=",MaterialTooltip"></div>
<h4><strong>Sindirim sisteminizi düzensizleştiren nedenler:</strong></h4>
<ol>
<li>
<h4>İşlenmiş gıdalar (özellikle kızarmış), rafine karbonhidrat, yağlı ve şekerli gıdaların tüketilmesi</h4>
</li>
<li>
<h4>Çok fazla süt ürünleri tüketmek</h4>
</li>
<li>
<h4> Eğer gluten, yumurta vb gıdalara hassasiyetiniz varsa, bu tür gıdaları tüketmek</h4>
</li>
<li>
<h4> Aşırı alkol tüketimi</h4>
</li>
<li>
<h4>Stresli bir yaşam tarzı</h4>
</li>
<li>
<h4>Yeterince egzersiz yapmamak</h4>
</li>
</ol>
<h4><strong>Sağlıklı ve güzel bir cilt için sindirim düzenleyici 6 ipucu</strong>:</h4>
<h4>Günlük rutininiz içine 6  sindirim sistemi ipucunu dahil ederseniz, akne, ekzema, kuru cilt gibi sorunlarınız kalmaz. Parlak ışıldayan bir cilde sahip olursunuz.</h4>
<ol>
<li>
<h4>Şeker, süt, gluten, kızarmış gıdalar, rafine unlar, yüksek sıcaklıkta pişirilmiş gıdalar ve soya ürünlerini azaltın veya diyetinizden çıkarın.</h4>
</li>
<li>
<h4>Günlük probiyotik desteği tabletler (doktor önerisiyle)  alın ya da probiyotik gıdalar (yoğurt-kefir) tüketerek barsak florasını düzenleyin.</h4>
</li>
<li>
<h4>Elma sirkesi, doğanın en iyi sindirim yardımcılarından biridir. Bu doğal mucize, sindirim sisteminizi temizler, dost bakterilerin üremesini sağlar. Günde, özellikle gece yatarken, 1 çorba kaşığı sirkeyi 1 bardak suya ya da salata soslarına ilave ederek tüketebilirsiniz. Besin desteği tablet olarak da alabilirsiniz.</h4>
</li>
<li>
<h4>Bitkisel, doğal sindirim enzimleri alabilirsiniz.</h4>
</li>
<li>
<h4>Akdeniz diyetiyle beslenin. Koyu renkli sebze ve meyveler, yağlı tohumlar (fındık, ceviz, badem), taneli ve kepekli gıdaların (çavdar, buğday, kara buğday),  tüketimini arttırın. Omega 3 desteği tablet alın.</h4>
</li>
<li>
<h4>Yeterli egzersiz yapın. Egzersiz sindirim fonksiyonlarını düzenler, stres düzeyini düşürür</h4>
</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/dikkat-sindirim-sisteminiz-sacinizin-ve-cildinizin-buyudugu-bir-toprak-gibidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teknoloji Detoksu !!!</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/teknolojik-aletlerin-cildinize-zararlari/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/teknolojik-aletlerin-cildinize-zararlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Mar 2016 10:30:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[tablet]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji detoksu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1193</guid>
		<description><![CDATA[Teknolojik cihazlar, özellikle haberleşme cihazları üzerine çok meraklıyız. Bilgisayarlar, tabletler ve akıllı telefonlardan hiçbir zaman kopamıyoruz. Hayatımızı kolaylaştırdığı kadar zararlı etkileri de olabiliyor.  İşte bunlardan bazıları; En iyi arkadaşınızla yapılan maroton konuşmaları!&#8230;Bir telefon konuşmasından sonra akıllı telefonunuzu yüzünüzden çektiğinizde yağ ve makyaj kalıntılarını görebilirsiniz. Diğer taraftan yanaktaki terleme de ortama katılır. Gözenekleriniz tıkanır.  Akne ve...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Teknolojik cihazlar, özellikle haberleşme cihazları üzerine çok meraklıyız. Bilgisayarlar, tabletler ve akıllı telefonlardan hiçbir zaman kopamıyoruz. Hayatımızı kolaylaştırdığı kadar zararlı etkileri de olabiliyor.  İşte bunlardan bazıları;</h4>
<ol>
<li>
<h4><strong>En iyi arkadaşınızla yapılan maroton konuşmaları!&#8230;</strong>Bir telefon konuşmasından sonra akıllı telefonunuzu yüzünüzden çektiğinizde yağ ve makyaj kalıntılarını görebilirsiniz. Diğer taraftan yanaktaki terleme de ortama katılır. Gözenekleriniz tıkanır.  Akne ve diğer cilt sorunlarının oluşmasına neden olur.  Aynı zamanda telefonunuz, uzun süreli konuşmada, daha da çok ısınır. Daha çok terleme ve yağ salgısına neden olur. Sorunlar daha da artar.</h4>
<h4>Bu durumu, konuşmanızdan kesinti yapmadan engelleyebilirsiniz. Kulaklık kullanarak telefonunuzun yüzünüzle temasını önlersiniz. Ayrıca telefonunuzun ekranına bulaşmış kirlilikleri elinizle ya da kıyafetiniz ile de silmeyin. Eliniz temiz değildir. Eliniz yerine antimikrobiyal mendil kullanın.</h4>
<h4><strong>2.</strong> <strong>Laptop ya da tabletlerinizi kullanırken bilinçaltı alışkanlıkları</strong>!..Bu aletlerin kullanımı ile oluşan akneler genellikle yanakta, çenede ve saçlı deri sınırında oluşur. Çünki, insanlar bilgisayar kullanırken fark etmeden ellerini yüzlerine götürürler. Sanki önemsiz bir detay gibi düşünülebilir. Ancak, elinizdeki yağ ve bakteriler cildinizdeki gözenekleri tıkar, istenmeyen cilt problemlerine, aknelere sebep olur.</h4>
<h4>Bu durumun oluşumunu engellemek için, dik oturun ve ellerinizi yüzünüze götürmeyin. Sonuçta hem cildiniz, hem de omuriliğiniz bu durumdan memnun olacaktır.</h4>
<h4><strong>3. Aletlerin sık temizlenmemesi!…</strong> Cihazlar çevreden ve elimizden bulaşan mikropları üstlerinde taşırlar. Birçoğumuzun sık temizleme gibi bir alışkanlığı da yoktur. Herhangi bir aleti temizlemediğimizde, üstündeki bakteriler, konuşma sırasında yüzümüze, yazarken parmaklarımıza bulaşırlar ve cildimizde sorun oluştururlar.</h4>
<h4>Mutlaka kullandığımız cihazları temizlemeliyiz. Enfeksiyon oluştuğunda antibakteriyal  ürünler kullanmalıyız.</h4>
<h4><strong>4. Gece yarısı haberleşmesi ya da yazışması!&#8230;</strong> Hepimiz biliriz ki uyku tüm vücudumuz, cildimiz ve beyin sağlığı için çok değerlidir. Ancak gece geç saatlere kadar arkadaşlarımız ile mesajlaşmak,  instagramda yukarı, aşağıya kaydırarak fotograflara bakmak uykusuzluğa neden olur. İyi bir cilt, doğru beslenmek, yeterli uyku gibi sağlıklı alışkanlıklardan kazanılır. Uykusuzluk ve yeterince dinlenememek vücudumuz üzerinde stres oluşturur. Stres de vücudun aşina olduğu herhangi bir sorunu tetikleyebilir. Örneğin; sivilce, eksema gibi.</h4>
</li>
</ol>
<h4><strong>Günde en az bir saat sağlığınıza zarar veren teknolojik aletlerden, telefonunuzdan, tabletinizden, televizyonunuzdan uzak kalarak detoks yapın. </strong></h4>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/teknolojik-aletlerin-cildinize-zararlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aktif bir gün için cildinize top 5 sabah ritüeli</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/aktif-bir-gun-icin-cildinize-top-5-sabah-ritueli/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/aktif-bir-gun-icin-cildinize-top-5-sabah-ritueli/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2015 06:15:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1219</guid>
		<description><![CDATA[Güne dinlenmiş, parlak, güzel bir ciltle başlamak için bir kaç ipucu&#8230; 1.   Yüzünüzü soğuk suyla birkaç kez yıkayınız. Yüz dokularını harekete geçirir. Gerekiyorsa göz   çevrenize soğuk kompresler        uygulayın. 2.    Yüzünüzü bol bol nemlendirin. 3.    Aç karnına bir çay kaşığı taze sıkılmış limon suyu içeren ılık su için. Kahvaltınızı ve diğer...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Güne dinlenmiş, parlak, güzel bir ciltle başlamak için bir kaç ipucu&#8230;</h4>
<h4>1.   Yüzünüzü soğuk suyla birkaç kez yıkayınız. Yüz dokularını harekete geçirir. Gerekiyorsa göz   çevrenize soğuk kompresler        uygulayın.<br />
2.    Yüzünüzü bol bol nemlendirin.<br />
3.    Aç karnına bir çay kaşığı taze sıkılmış limon suyu içeren ılık su için. Kahvaltınızı ve diğer içeceğinizi (çay, kahve vb)  yaklaşık 1 saat sonra planlayın.<br />
4.    Cep telefonunuza, yazılı ve görsel medyaya takılmayın. Stresli haberler cildinizi üzer.<br />
5.    Gün boyunca yapacağınız programınızı planlayın. Sonradan strese girmemeniz için</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/aktif-bir-gun-icin-cildinize-top-5-sabah-ritueli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Güzellik”ile ilgili yanlış bilinen şehir efsaneleri </title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/guzellikile-ilgili-yanlis-bilinen-sehir-efsaneleri/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/guzellikile-ilgili-yanlis-bilinen-sehir-efsaneleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2014 09:51:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[mit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1266</guid>
		<description><![CDATA[Büyük annelerimizin “güzellik iksirleri” ya da “kocakarı hikayeleri” her zaman doğru olmayabilir.  Burada, cilt sağlığımız ve güzelliğimiz ile ilgili yanlış bilinenleri hatırlatıp,  şehir efsanelerine son vereceğiz.  Yüzünüzden bir kıl çekerseniz yerine 3 kıl çıkar. Yanlış, çünkü kıl kökü sayısını arttırmak mümkün değildir.  Bir kıl kökünden iki kıl ancak bilinmeyen bir sebepten ötürü iki kıl kökü...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Büyük annelerimizin “güzellik iksirleri” ya da “kocakarı hikayeleri” her zaman doğru olmayabilir.  Burada, cilt sağlığımız ve güzelliğimiz ile ilgili yanlış bilinenleri hatırlatıp,  şehir efsanelerine son vereceğiz.</h4>
<ol>
<li>
<h4> <strong>Yüzünüzden bir kıl çekerseniz yerine 3 kıl çıkar. </strong>Yanlış, çünkü kıl kökü sayısını arttırmak mümkün değildir.  Bir kıl kökünden iki kıl ancak bilinmeyen bir sebepten ötürü iki kıl kökü birleşirse çıkar.</h4>
</li>
<li>
<h4>S<strong>açından bir beyaz kıl çekmek yerine 5 daha getirir! </strong>Yanlış, rahatlıkla çekebilirsiniz.  O beyaz kılı çekmek komşu kılları etkilemez. Her kıl kökü kendi kılından sorumludur.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>Yağlı ciltlere nemlendirici gerekmez</strong>. Yanlış, yağlı ciltler nemliymiş gibi görünür ama aslında değildir. Cildinizin sağlıklı görünmesi için nemlendirmeniz gerekir. Yani cildiniz yağlıysa, yağ bazlı nemlendiriciler yerine su bazlı, yağ içermeyen nemlendiriciler kullanarak cildinize gereken nemi vermelisiniz.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>Bulutlu havalarda güneş kremine gerek yoktur. </strong>Yanlış, Güneş bulutların arkasına gizlenmiş olsa bile güneş ışınlarının %80’i cildinize ulaşır. Güneş kremi kullanırsanız yüzünüzdeki renk eşitsizliklerini giderebilir ve güneşe maruz kalmaktan ötürü erken yaşta ortaya çıkan kırışıklıkları önleyebilirsiniz.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>Zeytinyağı ya da kakao yağı çatlakları yok eder. </strong>Yanlış, cilt hızlı bir şekilde esnediğinde (mesela hamilelikte, aşırı kilo almalar, esneme sporları vb.), cilt altı destek dokusundaki kolajen ve elastik lifler parçalanır, çatlaklar oluşur. Çatlaklar, cildin kakao yağı ve zeytinyağının ulaşamayacağı kadar alttaki tabakalarında oluşur”.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>Saçınızı günde 100 kez fırçalarsanız daha parlak görünür . </strong>Yanlış, saçınızı 100 kere fırçalamak belki saç dibinizdeki yağları dağıtarak parlatabilir. Ama, aynı zamanda kopma ve kırıklara da neden olabilir. En önemlisi, saçlarınıza nazik davranmak ve sağlıklı, uygun ürünleri kullanmaktır. Yalnızca birkaç kez tararsanız, saç derinizdeki doğal yağlar saçınızın geneline dağılır ve saçınız parlar hatta daha kolay uzar.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong> </strong><strong>Su içerek cildinizin su kaybını giderirsiniz. </strong>Yanlış, cildinize nem kazandıran şey sadece su değildir. Aynı zamanda yağ salgısı da önemlidir. Sadece su içerek cildinizi nemlendiremezsiniz.  Aynı zamanda dıştan nemlendiriciler kullanmak ve sağlıklı beslenmek (serbest yağ asitleri içeren) gereklidir.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>Cildi tıraşlamak tüylerin daha kalın, sert ve koyu çıkmasına neden olur </strong>. Yanlış<strong>, </strong>tüylerin en geniş kısmı köküdür, tüyler uzadıkça incelir. Tıraşladığınızda tüylerin en geniş kısmını almış olursunuz dolayısıyla tüy yeniden uzarken bu kısmı gördüğünüzden daha sert ve kalınmış gibi görünür. Ama tıraşlamak genel olarak tüylerin dokusu ya da kalınlığında herhangi bir değişikliğe yol açmaz.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>Gözeneklerinizi küçültmek mümkündür. </strong>Yanlış, gözeneklerinizi küçültmek mümkün değildir; ancak görünümünde değişiklik yapabilirsiniz. Yumurta akı cildi geçici olarak sıkılaştırıp gözeneklerinizi daha küçükmüş gibi gösterebilir.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>Bacak bacak üstüne atmak varisli damarlara veya örümcek damarlara yol açar. </strong>Yanlış, otururken bacak bacak üstüne atmak değil çok uzun süre ayakta kalmak varis oluşumunda etkilidir. İşiniz bütün gün ayakta durmanızı gerektiriyorsa, damarlarınız bacaklarınızdaki kanı kalbe pompalamak için mesai yapar ve sonuç olarak da kan bacaklarınızda toplanıp şişkin, koyu mavi damarlar ortaya çıkar. Varislerinizin sebebi damar duvarlarındaki kolajen, elastikiyet kaybıdır. Aşırı kilo, gebelik gibi yükü arttıran nedenler varislere neden olabilir. Siz korkmadan oturabilirsiniz.</h4>
</li>
<li>
<h4><strong>Hemoroid kremleri ile göz altındaki şişliklerle mücadele edebilirsiniz.  </strong>Yanlış<strong>, </strong>hemoroid kreminin göz altı torbalarını azalttığını şiddetle ileri sürenler ya da bu konuda hikayeler anlatanlar vardır. Ancak, bu ürünlerin içeriğindeki şişkinliği azalttığı iddia edilen madde, kan damarlarında geçici olarak daralma yapabilir. Uzun süreli kullanmak ise cildinizi kurutur, tahrişe neden olur.</h4>
</li>
</ol>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
<h4></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/guzellikile-ilgili-yanlis-bilinen-sehir-efsaneleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cildinizin ideal pH seviyesini biliyor musunuz ?</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-ideal-ph-seviyesini-biliyor-musunuz/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-ideal-ph-seviyesini-biliyor-musunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2014 17:36:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>
		<category><![CDATA[ph]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1257</guid>
		<description><![CDATA[Cildiniz üzerindeki “asit örtüsü” cildinizin çevresel faktörlerden korunmasında önemli rol oynar. Cildin yüzeyindeki pH seviyesi çok arttığında cildin hastalıklara, bakteri, mantar gibi enfeksiyonlara daha yatkın olduğu görülmüştür. Normal cilt pH seviyesi 4 ile 6.5 arasındadır, ideal seviye ise 5.5 dir. Piyasadaki neredeyse bütün sabunlar ve temizleyiciler 3 ile 10 pH seviyesi arasında değişmektedir. Kullandığınız ürünün...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4>Cildiniz üzerindeki “asit örtüsü” cildinizin çevresel faktörlerden korunmasında önemli rol oynar. Cildin yüzeyindeki pH seviyesi çok arttığında cildin hastalıklara, bakteri, mantar gibi enfeksiyonlara daha yatkın olduğu görülmüştür. Normal cilt pH seviyesi 4 ile 6.5 arasındadır, ideal seviye ise 5.5 dir. Piyasadaki neredeyse bütün sabunlar ve temizleyiciler 3 ile 10 pH seviyesi arasında değişmektedir. Kullandığınız ürünün cildinize katkı sağladığından, zarar vermediğinden emin olun.</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-ideal-ph-seviyesini-biliyor-musunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
