<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doç. Dr. Alev Eken - Deri Hastalıkları Uzmanı &#187; antioksidan</title>
	<atom:link href="https://www.aleveken.com/tag/antioksidan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aleveken.com</link>
	<description>Deri Hastalıkları Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 13:02:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=4.0</generator>
	<item>
		<title>Kirli bir dünyada yaş almak “Atmosferik Cilt Yaşlanması”</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-tek-dusmani-gunes-degildir-artik-hava-kirliligi-de-cildinizi-tehdit-ediyor/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-tek-dusmani-gunes-degildir-artik-hava-kirliligi-de-cildinizi-tehdit-ediyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 08:00:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[atmosferik yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[cilt temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[erkek kozmetolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik danışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=1163</guid>
		<description><![CDATA[Atmosferdeki kirlilikler yalnızca çevreyi etkilemiyor; cildinizi de tehdit ediyor. Cilt tonunda farklılıklar, lekeler, ışıltı ve nem kaybı, sivilcelenme, yaşlanmanın hızlanması, hatta cilt kanseri bu etkilerden bazıları. Yapılan bir araştırmada 24 yıl boyunca şehirde ve kırsal kesimde yaşayan kadınlar karşılaştırılmış ve bunun sonucunda daha fazla kirli havaya maruz kalan kadınlarda daha fazla siyah nokta, leke ve...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4><em>Atmosferdeki kirlilikler yalnızca çevreyi etkilemiyor; cildinizi de tehdit ediyor. Cilt tonunda farklılıklar, lekeler, ışıltı ve nem kaybı, sivilcelenme, yaşlanmanın hızlanması, hatta cilt kanseri bu etkilerden bazıları. </em></h4>
<h4><em>Yapılan bir araştırmada 24 yıl boyunca şehirde ve kırsal kesimde yaşayan kadınlar karşılaştırılmış ve bunun sonucunda daha fazla kirli havaya maruz kalan kadınlarda daha fazla siyah nokta, leke ve kırışıklık olduğu görülmüş. Artık, cilt yaşlanmasının  tek suçlusu güneş değildir; çünkü hava kirliliği de cildimiz için  kendi ellerimizle oluşturduğumuz bir “afet ”&#8217;gibidir.</em></h4>
<h4><em> </em><em>Dünya Sağlık Örgütü, atmosferik (hava) kirliliği, “atmosferin doğasını değiştiren herhangi bir kimyasal, fiziksel veya biyolojik toksin tarafından dış ve iç  ortamların kirlenmesi&#8221; olarak tanımlıyor. Sonuçta bizi çevreleyen hava saf ve temiz olmaktan çok uzak. Dünya nüfusunun neredeyse tamamı (% 90) günlük kirlilik yaşamaktadır. Her yıl 2 bin yeni  çevresel toksin dünyaya tanıtılıyor.  Bu toksinlerin çoğu sözde yiyeceklerimizi “koruyucu” amaçla kullanılan katkı maddelerinde, böcek ilaçlarında olmakla birlikte;  soluduğumuz havada, giydiğimiz kıyafetlerde, deterjanlarda, kozmetik ürünlerde, içtiğimiz suda, sigara, alkol ve her yerde bulunur. Adeta bir toksin havuzunda yüzmekteyiz.  Bütün bu toksin/atıklar; hücrelerimize, organlarımıza, cildimize, hatta eşsiz yaşam şifremiz olan DNA&#8217;larımıza zarar verir.</em></h4>
<h4><em> D</em><em>uman, is, asit, sigara, küf, polen, ağır metal, endüstriyel atıklar, egzoz, pestisitler, herbisit, dijital teknoloji, enerji santralleri  gibi  kirletici maddeler mikroskobik boyutlarda atmosfere salınır. Cildimiz  atmosfer ile ara yüz oluşturur. Kirli hava cildimizle temas ettiğinde yalnızca cilt yüzeyinde kalmayıp ciltteki gözeneklerden, kıl, saç diplerinden cildin en alt tabakalarına, hücrelere hatta DNA’ larımıza kadar zarar ulaşır</em><em>. Kollajenleri,  lipitleri parçalar; koruyucu bariyer özelliklerini, fonksiyonlarını bozar. Cilt nemini, esnekliğini,  sıkılığını  kaybeder; yaşlanır, hastalanır.</em></h4>
<h4><em> </em><strong>Atmosferik kirliliğin zararlı ve uzun süreli yaşlanma etkisini önlemek için; </strong><em>Cildinizi iyi temizleyin, antioksidan koruması altına alın, cilt bariyerini güçlendirecek kozmetik ürün ve uygulamalardan yararlanın.  </em></h4>
<h4> 1. Cildinizi iyi temizleyin</h4>
<h4>Cilt sağlığını korumanın en önemli ve ilk adımı temizliktir.  Ancak birçoğumuz bunu tam olarak yapabiliyor muyuz? Cilt temizliğinde sadece su yetmez; cildi çevresel kirliliklerden temizlemez.  Sabahları cildinizi güne hazırlamak için yüzünüzü hassas bir temizleyici ile yıkayın. Yağlı cilde sahip olanlar daha güçlü bir temizleyici kullanabilirler. Geceleri ise daha derin ve tercihen iki kez  temizleme gerekir.  İlki cildinizde gün içinde biriken yağ, kir, ölü hücrelerden, makyaj kalıntılarından temizlemek; ikincisi ise toksin ve çevresel  kirliliklerden  cildinizi arındırmak, dengelemek ve asıl bakıma hazırlamaktır.  Cildinizi çok ovalamadan, kuruluk ve tahrişe sebep olmadan parmak uçlarınızla hafif masajla temizleyebilirsiniz.  Elektronik yüz fırçaları, özellikle is, duman gibi gün içinde biriken yapışkan kirliliklerin temizlenmesi için daha etkili olabilir.</h4>
<h4>Bir kirleticiyi cildinize yapışan ve zehirli kimyasallar yaymaya devam eden henüz sönmemiş sigara izmariti gibi düşünün. Basit bir yıkama yeterli olmayabilir;  peeling uygulaması eklenebilir. Cildinizin hassasiyet durumuna göre peeling tipini, sıklığını ayarlayabilirsiniz. Son olarak, özellikle de büyük şehirde yaşıyorsanız, bir pamuk yardımıyla cildinize tonik uygulayın ve geride kalmış olabilecek kirlilikleri de  temizleyin.</h4>
<h4> 2. Antioksidanlar ile cildinizi koruna altına alın</h4>
<h4>Hava kirliliği cildinizin içine işlediğinde, oldukça değişken moleküllerden oluşan serbest radikaller yaratır. Serbest radikaller, yaşlanma sürecinin kilit oyuncularıdır. Bir odada zıplayan tenis topu gibi gelişi güzel hareket ederek etrafına zarar verir. Cildimizde de cildimizin en önemli destek proteini olan kolajene, elastine ve hatta eşsiz genetik şifresi olan DNA’sına zarar verirler. Tüm bu zarar leke ve ince çizgiler olarak kendini gösterir.</h4>
<h4>Antioksidanlar, başka değişle panzehirlerdir. Serbest radikalleri nötr hale getirip ciltteki tahrip edici etkileri azaltabilir.  En önemli antioksidanlar, genel olarak A, C ve E vitaminleri, DMAE, alfa-lipoik asit, selenyum gibi mineraller vb. ile bitkisel antioksidan (resveratrol, likopen, lutein, soya izoflavonları, yeşil çay, üzüm çekirdeği, vb.)’lardır.</h4>
<h4> Cildin korunmasına yardımcı olmak için sabah cildi temizledikten sonra antioksidan içeren bir serum uygulayın, gece de aynı işlemi uygularsanız cildin kendini onarma sürecini desteklemiş olursunuz. İlaveten, koyu renkli meyveler, yeşil yapraklı ve taneli sebzeler gibi antioksidan açısından zengin besinler tüketmelisiniz; çünkü bu besinler cildin kendini onarma potansiyelini arttırması açısından önemlidir.</h4>
<h4>Cilt bakım ürünleri arasında A vitamini “altın standart”,  cildin sigortası denilebilecek C vitamini ise “gümüş standard. Kombinasyon halinde kullanıldığında, “ikili koruma” etkisiyle çevresel saldırganların neden olduğu erken yaşlanma belirtilerine karşı daha güçlü koruma sağlarlar. Ancak, kullanacağınız  cilt bakım ürünlerini seçmeden önce, hangi antioksidanın atmosferik yaşlanmaya karşı size en iyi korunmayı sağlayacağını öğrenmek için dermatologunuza danışın.</h4>
<h4> 3. Cildinizde koruyucu bariyer oluşturun</h4>
<h4>Her sabah en az SPF 30, tercihan mineral koruyucu içeren, renklendirilmiş  güneş kremi kullanın. İnsanların sebep olduğu hava kirliliği yalnızca cildi doğrudan etkilemekle kalmayıp ozon tabakasının aşınmasına da yol açıyor. Ozon tabakası ise bizi güneşin zararlı etkilerinden bir kalkan gibi koruduğu için, bu tabakanın aşınması yüzünden artık soğuk, bulutlu havalarda bile güneşin etkilerine maruz kalıyoruz. Akşam. cildin  bariyer   gücünü artırıcı, hiyalüronik asit, pantenol, seramid gibi aktif bileşenli yoğun nemlendiriciler, kollajen sentezini arttırıcı, onarıcı ürünler kullanın.</h4>
<address> <span style="font-size: 8pt;">Kaynaklar;</span></address>
<address><span style="font-size: 8pt;"><em>doi: 10.1016/j.jid.2017.01.034</em></span></address>
<address><span style="font-size: 8pt;"><em>doi.org/10.1111/jocd.12092</em></span></address>
<address> </address>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> </span></h4>
<h4><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> </span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/cildinizin-tek-dusmani-gunes-degildir-artik-hava-kirliligi-de-cildinizi-tehdit-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cildimizin Doğal Tamircileri &#8220;Antioksidanlar&#8221;</title>
		<link>https://www.aleveken.com/blog/cildimizin-dogal-tamircileri-antioksidanlar/</link>
		<comments>https://www.aleveken.com/blog/cildimizin-dogal-tamircileri-antioksidanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 May 2019 14:08:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Alev Eken]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[a vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[d vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[mezoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin c]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aleveken.com/?p=2510</guid>
		<description><![CDATA[Cilt yaşlanmasında bir numaralı düşman, zaman değildir. Asıl düşman,  işgüzar çöpçü moleküller olan serbest radikallerdir. Cildimiz sıklıkla bu iç ve dış kaynaklı zarar verici ajanlarla karşı karşıyadır. Güneş ışınları, bazı ilaçlar, sigara dumanı, hava kirliliği, egzoz … gibi çevresel faktörler serbest radikaller (hücresel atık/çöp) üreterek cildin koruyucu özelliğinde değişiklik oluştururlar. Bu dış kaynaklı faktörlere ilave...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>Cilt yaşlanmasında bir numaralı düşman, zaman değildir. Asıl düşman,  işgüzar çöpçü moleküller olan serbest radikallerdir.</strong></h4>
<h4>Cildimiz sıklıkla bu iç ve dış kaynaklı zarar verici ajanlarla karşı karşıyadır. Güneş ışınları, bazı ilaçlar, sigara dumanı, hava kirliliği, egzoz … gibi çevresel faktörler serbest radikaller (hücresel atık/çöp) üreterek cildin koruyucu özelliğinde değişiklik oluştururlar. Bu dış kaynaklı faktörlere ilave olarak organizmanın kendisi de yaşamı devam ettiği ve yeni hücreler ürettiği sürece serbest radikaller oluşturmaya devam eder. Günümüzde deri yaşlanmasının en önemli nedeni hatta ta kendisi, serbest radikallerin yol açtığı harabiyettir.  Yani, serbest radikaller, yaşlanma sürecinin kilit oyuncularıdır. Bir odada zıplayan tenis topu gibi gelişigüzel hareket ederek etraflarına zarar verirler. Cildimizde de cildimizin en önemli destek proteini olan kolajen ve elastine,   hatta cildin eşsiz genetik şifresi olan DNA’sına zarar verirler.  Neyse ki organizma bu saldırıya karşı savunma mekanizmaları geliştirmiştir. Bu maddeler, bir başka değişle panzehirler, antioksidanlardır. En önemli antioksidanlar, genel olarak A, C, E ve D vitaminleri, DMAE, alfa-lipoik asit, selenyum ve çinko gibi mineraller vb. ile bitkisel antioksidan (resveratrol, likopen, lutein, soya izoflavonları, yeşil çay, üzüm çekirdeği….)’ lardır.</h4>
<h4> Antioksidanlar cildin görünümünde ve fonksiyonlarında hayati öneme sahiptirler. Sağlıklı bir cildin yazılım programı için gereklidirler. Cildin çevresel etkenlere (güneş, sigara, hava kirliliği….) bağlı yaşlanmasını geciktirdikleri,  doğal tamircileri oldukları kanıtlanmıştır.  Sağlıklı cilt (saç-tırnak) ve serum antioksidan/mineralleri arasında hassas bir denge vardır. Denge bozulduğunda, cilt hastalıkları, egzama, akne, ciltte lekeler, kaşıntı ve kızarıklıklar, saç ve tırnaklarda bozukluklar  oluşur. Ayrıca cilt fabrikasında üretilen kolajen, elastik lifler ve hiyaluronik asit azalır; cilt incelir, kırışır, yaşlanır.</h4>
<h4> Cildimizin antioksidan savunma mekanizması, güneş ışınlarına maruz kalınması, kronik hastalıklar, sigara içilmesi, stres, beslenme bozukluğu gibi nedenlerle yetersiz kalabilir. Antioksidan ve vitaminler cilde doğrudan sürülebilir ya da ağızdan beslenme takviyesi şeklinde uygulanabilir. Kozmetik ürünlerdeki antioksidan maddeler (kararlılığı/stabilitesi sağlandığı sürece) derinin doğal antioksidan savunma mekanizmalarına dıştan destek sağlayabilir. Krem /serumlar cilt hücrelerini yeniler, güneşin zararlı etkilerine ve kansere karşı korur; kolajen sentezini artırarak daha genç daha parlak, pürüzsüz bir cilt görünümü sağlar. Melanin (leke hücreleri) sentezini baskılar ya da sentezi uyaran mesajları bloke ederek lekele oluşumunu önler.</h4>
<h4>Serbest radikal hasarını ve güneş ışığına bağlı yaşlanmanın etkilerini azaltmak için, sadece dıştan kullanılmakla yetinmemek gereklidir. Ağız yoluyla da beslenme desteği tabletlerle desteklenmelidir. En güçlü vitamin ve mineral kaynakları, koyu renkli, mevsiminde tüketilen, taze meyve ve sebzelerdir. En büyük desteğimiz elbette doğru beslenme olmalıdır. Ancak, antioksidan içeriğin,  meyvenin nerede yetiştiği, ne kadar taze olduğu ve nasıl saklandığı da önemlidir.  Onlar,  besin kaybını önleyecek kurallar ölçüsünde, saklanmalı ve tüketilmelidir. Diğer taraftan toprak, su, hava bu kadar kirli, besinler bu kirli ortamlarda yetişirken ve hormonluyken onların vitamin içeriklerine ne kadar güvenilir?&#8230; Sonuç olarak, kişinin yaşam tarzına, alışkanlıklarına, metabolizmasına, kan analizlerine bakılarak bilinçli olarak antioksidan tüketimi önerilmektedir. Ancak bazı vitaminler (A, D, E, K gibi ) dokularda depolanır, atılamaz; o nedenle ara verilerek tüketilmelidir.</h4>
<h4>Daha geç ve genç yaşlanan, sağlıklı, sıkı ve pürüzsüz bir cilt için, antioksidan moleküller derinin daha derin tabakalarına iletilmelidir. Yani, “adrese direkt teslim” yapılabilir.  “Mezoterapi”  olarak tanımlanan yöntemle,  çok ince uçlu iğnelerle, cildin doğurgan tabakasına, probleme yönelik (leke, kırışıklık, sarkma, akne, saç dökülmesi vb) hazırlanmış karışımlar (A, C, E gibi vitaminler, antioksidan maddeler, mineraller, aminoasitler ve hiyaluronik asit…) enjekte edilebilir. Böylece daha etkili bir tedavi sağlanmış olur.</h4>
<h4></h4>
<hr />
<h4><span style="color: #cc99ff;">Dip Notlar…..</span></h4>
<h4>Tüm <strong>B vitaminleri</strong>nin özellikle B12 vitaminin dolaylı ya da direkt olarak cilt, saç ve tırnak sağlığında önemi büyüktür. B5 vitamini/ Pantenol, cilt vitamini olarak da bilinir. Güçlü bir nemlendiricidir. Saç, tırnak ve cildin yoğun nemlendirilmesi amacıyla kullanılır. Hücre yenilenmesini arttırır, yara iyileştirici etki gösterir.</h4>
<h4><strong>C vitamini</strong>, yaşlanma karşıtı “silah”, güçlü bir antioksidandır. Suda çözünen, fazla içilse bile idrarla atılan zararsız bir vitamindir. Cildin fabrika hücrelerinin ürettiği kolajen ve elastik liflerinin yapımında da anahtar rolü vardır; cildimiz için “joker” bir moleküldür. Ciltte leke oluşumunu azaltır. Cildi güneşten korur. Özellikle günlük alınması gerekli dozu 1000 mg’dır. Sigara kullananlarda 2000 mg’dır. Ester formları tavsiye edilmektedir. Cilde uygulanan krem/serum seçimlerinde doğru ve etkili ürün seçilmelidir; kararsız ve dengesiz bir formülü vardır. Önerilen konsantrasyon %10-20 olmalı; ışık geçirmez ambalajlar içinde saklanmalıdır. 30 yaş sonrası herkesin sabah rutinine ilave etmesi gereken bir içeriktir.</h4>
<h4><strong>A vitamini,</strong> yaşlanma sürecinin “savaşçı molekül”üdür; tedavide “altın standart” olarak kabul edilmiştir. 30 yaş sonrası herkes A vitamini içeren bir ürünü gece bakım rutinine ilave etmelidir. Hücre yenilenme hızını ve yapılanmasını artırır. Yeni kolajen sentezini uyararak, yaşlanma belirtilerini tersine çevirir. İnce çizgi ve kırışıklıkları azaltır, pürüzsüz bir cilt dokusu oluşturur ve renk farklılıklarını giderir.</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.aleveken.com/blog/cildimizin-dogal-tamircileri-antioksidanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
