92019Oca
Stres “kısayol” dan cildinizi yaşlandırıyor….

Stres “kısayol” dan cildinizi yaşlandırıyor….

Stres, sigara içimi ve güneş (sun) cildimizi yaşlandıran 3 suçludur. Bunlardan sigara ve güneş önlenebilir sebeplerdir. Stres ise modern yaşantımızın her anında bizimle birliktedir ve  “kısa yoldan yaşlanmak” olarak bilinir. Stres sadece duygusal ve zihinsel olarak algılanmamalıdır. İçinde yaşadığımız olumsuz çevre faktörleri,  yaşam tarzı, düzensiz uyku, beslenme bozuklukları, hormonal düzensizlikler, kullanılan ilaçlar, kandaki vitamin ve mineral düzeylerinin hepsi vücut  tarafından stres olarak algılanır. Araştırmalar stresli insanların hücrelerinin 10 yıl daha yaşlı olduğunu göstermiştir.

Stres durumunda “bağırsak-beyin-cilt” ağındaki en önemli alarm sistemi “stres hormonları” dır. Adrenalin ve kortizol olarak bilinen stres hormonları genellikle sıkıntılı durumlarda, aşırı şekerli, unlu gıdalar, trans yağlar tükettiğimizde, uykusuzluk durumlarında  artar. Kanda yükselen stres hormonu vücutta inflamasyon denilen yangısal bir reaksiyonu başlatır. Yangısal reaksiyonu ateşleyen her durum,  akneden leke oluşumuna,  rozadan  ekzemaya, saç dökülmesinden sedef hastalığı, alerji  gibi pek çok deri hastalığına neden olur. Sağlıklı bir cildiniz olsa bile yüksek kortizol seviyesi çok fazla yağ üretimine sebep olur ve bu sebeple cildinizde kızarıklıklar, döküntüler olur; cildin koruyucu tabakası bozulur. Şeker, derinin sıkılık ve elastikiyetinden sorumlu kollajen ve elastin liflerine yapışır, onları küçük küçük koparır, işlevlerini göremez hale getirir. Cildin sıkılığı kaybolur, gevşer ve sarkar. Son yıllarda yapılan bir araştırmada kan şekeri düzeyleri daha yüksek seyreden kimselerin daha yaşlı görüldüğü doğrulanmıştır.

Öfkeli ve stresli durumlarda yüz, özellikle alın kaslarımız kasılırlar. Aşırı kas hareketleri, genellikle 30-35 yaşından sonra endişe ve kızgınlıkla beraber kaş çatma (kızgınlık çizgileri),  alında “stres çizgilerine” dönüşür. Kronik gerginlik ve stres sırasında cilt oksijen ve beslenme sıkıntısı çeker ve bu da hücrelerde hasar ve yaşlanma belirtilerine zemin hazırlar.

Cildiniz için stres ile baş edebilmenin 8 ip ucu…

Stresle mücadelede tavsiye edilebilen kolay bir çözüm maalesef mevcut değildir. Ancak; stres hormonlarının daha az salgılanmasında etkili olan, faydaları bilimsel olarak kanıtlanmış bazı ilginç püf noktaları veya küçük hileler mevcuttur.

  1. Hareket edin!… Kendinizi stresli hissettiğinizde vücudunuzun ihtiyacı olan tek hareket etmektir. Hareket etmek, artık uyarı veren stres düzeyinizi ‘nötrlemeyi’ ve hormonlarınızı vücudunuzdaki metabolik değişiklikleri dengeleyip eski haline getirmenizi sağlayacaktır. Zıplama egzersizleri, merdiven inip çıkmak gibi. Faydasını mutlaka göreceksiniz…

  2.  Stresliyken şekerli ya da unlu abur cubur gıdalar tüketmeyin. Aksi halde, stres karşısında zaten normalin üzerine çıkan glikoz ve insülin daha da yükselir. Yine, kahve ve enerji içeceği gibi uyarıcı şeyler de stres hormonu (kortizol) düzeylerini yükseltip benzer bir etkiye yol açacağından özellikle stresliyken tüketilmemelidir.

  3. Hayata olumlu bakın. Genel olarak hayata bakışımız da stresi etkileyen faktörlerdendir. Olumlu olmak, hem hayatı daha eğlenceli hale getirir hem de yaşlanmayı geciktirici etkilere sahiptir. Örneğin son zamanlarda yapılan yaklaşık 1000 kişinin katıldığı bir çalışma iyimserlerin kanlarındaki antioksidan seviyelerinin daha yüksek olduğunu ortaya çıkarmıştır.

  4. ‘Güç duruşu’ nda durun. Sandalyenizde arkanıza yaslanıp ellerinizi dirsekleriniz yukarıda olacak şekilde başınızın arkasına atın ya da ayakta, elleriniz kalçalarınızda durun. Stresi aktif bir şekilde hem de hemen azaltabileceği gerçektir. Psikologlar tarafından yapılan bir çalışmada, iki dakika boyunca güç duruşuyla oturduğumuzda ya da ayakta durduğumuzda stres hormonu seviyesinin önemli ölçüde azaldığı görülmüştür. ‘Güç duruşu’ ndayken yavaş ve derin derin nefes alın; çünkü bu sayede stres düzeyinizi anında azaltabilirsiniz. Aynı şekilde vücudunuzu yine ‘kandırıp’ rahatlamış olduğunuzu düşünüyor ve hızlı, kısa kısa nefes almanın yarattığı korku ve endişe sinyalleri karşısında etkili olabilirsiniz.

  5. Gülün ya da kahkaha atın. Stresinizi azaltabilir. Biyolojik geri bildirim sayesinde vücudumuzu ‘kandırıp’ rahatlamayı, gülmek için gerekli kasları çalıştırdığımızda otomaik olarak mutlu olduğumuzu sanmasını sağlayabiliriz.

  6. Botox tedavisi ile kaş arası “çatık çizgileri”ni rahatlattığımızda, biyolojik geri bildirim teorisi ile vücudunuzu şaşırtabilir, rahatlayabilirsiniz. Botox tedavisinin klinik depresyon vakalarında etkili olduğunu doğrular niteliktedir.

  7. Stres ve stres hormonu düzeylerini azaltmanın diğer bir yolu da dikkatinizi toplamaktır. Yapılan araştırmalara göre birçok işi birlikte yapmak yerine sakin bir şekilde o ana odaklanmak vücudunuzdaki stres belirtilerini  azaltmaya yardımcı olur.

  8.  Stres azaltma yöntemi olan meditasyon, hobi çalışmaları, spor yapmak da faydalı yöntemler arasındadır. Yapılan araştırmalar, düzenli olarak meditasyon yapmanın stres hormonu düzeylerini azaltabileceği gösterilmiştir. Düzenli meditasyon yapanlar ayrıca daha uzun ve daha derin uyurlar; çünkü meditasyon serotonin ve melatonin seviyesini arttırarak daha iyi uyumamızı sağlar. Melatonin güçlü bir antioksidandır.



Yorum Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *


*