Kleopatra’dan gelen güzellik...
Tarihte "Kleopatra'nın yaptığı süt banyoları; Macar kadınların salça yaparken domatesi, Fransız kadınların şarap yaptıktan sonra üzüm posasını yüzlerine sürmeleri, İspanyol soyluların portakal posasını yüz maskesi olarak kullanmaları" hidroksi asitler dediğimiz ürünlerin kozmetikte kullanımını sağlamıştır.
Son 10 yılda, güzellik ile ilgili yazılı ve görsel basında "Meyve asidi", "Kimyasal peeling" ve "AHA" gibi terimlerden bahsedilmektedir. "Meyve asidi" olarak bilinen AHA'lar, adından da anlaşılacağı üzere meyvelerden elde edilir. Örneğin, en çok kullanılan hidroksi asit, yani glikolik asit, şeker kamışı suyu ve olgunlaşmamış üzümden; en güçlü antioksidanlardan biri olan sitrik asit ise narenciyelerden ve ananastan elde edilir.
AHA'ların güzellik amacıyla kullanımı oldukça eskilere dayanır. Kleopatra'nın güzelliğini korumak için süt banyoları yaptığı bilinir. Kleopatra’nın kullandığı ve "Gençliğini koruduğu"nu ifade ettiği AHA, ekşimiş süt içinde yer alan laktik asitdir. Yine 1700'lü yıllarda Fransız kadınların şarap yaptıktan sonra teknenin dibinde kalan üzüm posasını yüzlerine sürmeleri ve İspanyol soyluların, portakal posasını yüz maskesi olarak kullandıkları da bilinen gerçeklerdir. Bütün bu malzemeler genel olarak hidroksi asitler dediğimiz ürünlerin kozmetikte kullanımının başlangıç noktasıdır.
Hidroksi asitler;
- Cildin pürüzsüzleştirilmesi, canılılığının ve parlaklığının kazandırılması
- Kırışıklık ve diğer yaşlanma belirtilerinde
- Sivilce ve sivilce izi tedavilerinde
- Güneş, hamilelik ve yaşlılık lekelerinde
- Ciltteki yüzeysel yara izi tedavilerinde
- Erkeklerde tıraşa bağlı sivilce ve kıl dönmelerinde kullanılabilirler
Cildi yeniden canlandırma
Kimyasal peeling
Derinin en üst tabakası olan epidermis, yaklaşık 30 hücresel tabakadan oluşmuştur. En alt tabakadaki hücrelerden yeni/genç hücreler oluşur. Bu hücreler zaman içinde, merdiven basamağını atlar şekilde, üst katlara doğru ilerler. Cildimizin en üst tabakasına ulaştıklarında canlılıklarını kaybedip, kuruyarak ölü hücrelerden oluşmuş bir kat oluştururlar. Bir yandan ilerleyen zamanla gelişen azalan hücresel yenilenme hızı, diğer yandan çevresel kirlilikler, hepsi bir arada cildimizin canlılığını kaybetmesine, donuk, mat ve sarımsı bir renk almasına neden olurlar. Meyve asitleri ile uygulanan "peeling" bakımları, ölü cilt hücrelerini nazikce soyarak, yeni hücrelerin oluşumunu sağlar.
"Peeling terimi", derinin üst tabakalarının kontrollü bir şekilde soyulması anlamına gelir. Amaç, daha sağlıklı ve genç hücreler oluşturarak, cildin daha parlak, gergin ve pürüzsüz görünmesini sağlamaktır. Düzenli uygulamayla;
- İnce çizgiler ve kırışıklıklar giderilebilir
- Cildin esneklik-sıkılığı sağlanır
- Ciltteki kahverengi lekeler yani pigment düzensizlikleri giderilebilir
- Sivilce izleri tedavi edilebilir
Kozmetik marketlerden bir ürün satın alırken, şık ambalajlar içinde, size temizleyici yüz maskeleri yada peeling malzemeleri de almanız önerilir. Genellikle bunlar haftada bir gün ya da iki gün uygulanan partiküllü ürünlerdir. Bunlar "Mekanik peeling" ürünleridir; sadece üst deriyi soyarlar.
"Kimyasal peeling", kimyasal bir madde kullanılarak, hücreler arası bağlantının eritilerek derinin üst tabakasının soyulmasıdır. Bu amaçla, AHA, PHA ve %10 triklorasetikasit (TCA) kullanılır. Meyve asitleri olarak bilinen bütün AHA'lar, hafiften orta derinliğe kadar kimyasal peeling amacıyla kullanılırlar. AHA'lar hem derinin üst hem de alt katmanlarına etki göstererek cildin tekrar yenilenmesini sağlarlar.
Dermatologlar, en çok kliniklerinde AHA içeren ürünler kullanırlar. Kısa süreli bir uygulama olduğu için, popüler adıyla "öğle yemeği peeling"i olarak tanımlanır. Kişiye bir öğle yemeyi saatinde uygulanabilir ve kişi herhangi bir uygulama belirtisi olmadan işine geri dönebilir. Uygulama kolaylığı ve etkinliği nedeniyle glikolik asit, yüzeysel kimyasal peelingler içinde en yaygın kullanılan üründür. Hastalar, birkaç peeling seansından sonra, ciltlerinde canlanma ve ince cizgilerde hafifleme farkederler.